Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 26/12/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu yönünden davanın reddine dair verilen 12/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş, kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar, müşterek çocukları olan ...'nun ... Üniversitesi Araştırma Hastanesinde yapılan ameliyatının hatalı yapılması nedeniyle idrar ve gaitasını yapamadığını belirterek ... ve ameliyatı yapan hekimden maddi ve manevi tazminat istemişlerdir.
Davalı rektörlük, taraf sıfatlarının olmadığını, hizmet kusuruna dayanıldığından idari yargının görevli olduğunu, davalı hekim ise, tıp ilminin gereklerine uygun davrandığını, hastada doğuştan kaynaklanan bir sorun olduğunu savunmuştur.
Yerel mahkemece, davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş, davalı rektörlük lehine vekalet ücretine hükmedilmiş, yargılama giderlerinden davacı taraf sorumlu tutulmuştur.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesinde, “Her türlü idarî eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddî ve manevî zararların tazminine ilişkin davalara Asliye Hukuk Mahkemeleri bakar. İdarenin sorumluluğu dışında kalan sebeplerden doğan aynı tür zararların tazminine ilişkin davalarda dahi bu hüküm uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. Bu madde hükmü ile, sadece kişinin vücut bütünlüğüne verilen maddi zararlar ile buna bağlı manevi zararların ve ölüm nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazmini konusu kapsama alınmış ve bu tazminat davalarına bakma görevi İdari Yargıdan alınarak Asliye Hukuk Mahkemelerine verilmiştir. Bu şekilde uygulamaya giren kanun hükmünün, İdari Yargı ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin görev alanını düzenleyen Anayasanın 125,155 ve 157. madde hükümlerine aykırı olmasından dolayı Anayasa Mahkemesi'nin 16.02.2012 tarih ve Esas: 2011/35, Karar: 2012/23 sayılı kararı ile iptal edildiği, iptal kararının 19.05.2012 tarih ve 28297 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır.
Davacılar, davalı üniversite rektörlüğünün çalışanı olan davalı hekimin görevi kapsamında ameliyat yaparken, kusurlu eylemi sonucu yol açtığı zararın tazmini istemi ile davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3. maddesine göre görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlardır. Ancak yargılama devam ederken HMK'nun 3. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, mahkemece yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiştir. Şu durumda, davacıların iradesi dışında gelişen hususlar dikkate alındığında davacı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve davalı rektörlük lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle hüküm fıkrasının vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin (4 ve 5) bentlerinin hükümden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.