Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/539 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

Sanık ...'in temyiz istemi; ele geçen kaçak sigaraların diğer sanık ...'e ait olduğuna, üzerine atılı suçu işlemediğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir.

1. Erzurum 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.09.2014 tarihli arama kararına istinaden sanığın bulunduğu ... plaka sayılı araçta yapılan aramada toplam 570 karton bandrolsüz kaçak sigaranın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır

2. Sanığın savunmasında, Erzurum İlinden Erzincan İline gideceği sırada diğer sanık ...'i beraberindeki kolilerle birlikte aracına aldığını, Erzurum'da yapılan aramada kolilerin içinde kaçak sigara olduğunu gördüğünü, söz konusu kolilerin içerisinde kaçak sigara olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

3. Dosya içerisinde bulunan Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre suça konu kaçak sigaraların değeri suç tarihi itibarı ile normal değerde olduğu görülmüştür.

Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 570 paket kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sanığın alınan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

1. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,

Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı

Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği mahkemesince sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/539 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.