Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05.02.2015 tarihinde davacının yolcusu olduğu, davalı tarafından İhtiyati Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) poliçesi ile sigortalı otobüsün, önündeki iş makinesine çarpması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığını ve maluliyetinin meydana geldiğini, davacının sağ kolunu ve sol kulağını kaybettiğini, 22 yaşında olan davacının tarifsiz ızdırap duyduğunu, ’nın davacının annesi olduğunu, oğlunun yaralanması nedeniyle manevi ızdırap çektiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek ... için 150.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan aracın müvekkili tarafından İMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, ölüm veya ağır şekilde yaralanması halinde davacı tarafından manevi tazminat talep edilebileceğini, davacının ağır şekilde yaralanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın trafik kazası neticesi meydana gelen cismani zarar nedeniyle yaralanan kişi ve annesi tarafından açılan manevi tazminat davası olduğu, kusur bilirkişiden alınan rapora göre kazanın sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana geldiği ve Hacettepü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporunda davacının geçirdiği kaza neticesinde %63 oranında maluliyetinin meydana geldiğinin belirtildiği, davalının İMSS kapsamında manevi tazminattan 2.500.000,00 TL’ye kadar sorumluluğunun bulunduğu, davacı ...’ın meydana gelen sürekli ve geçici iş göremezlik süresi, tarafların sosyal ekonomik durumu, kazanın oluş şekli, davalının sorumluluğunun niteliği, davacının maluliyet oranı ve kazanın araçta yolcu olarak seyahat etmesi sırasında gerçekleşmiş olması nazara alındığında ve yine meydana gelen yaralanma nedeniyle davacı ...’ın annesi olan davacı ...’nın da manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile; davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın 27.03.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili; yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı kazasında, sağ kolunun koptuğunu ve sol kulağını da kaybettiğini, meydana gelen yaralanmaya ve olayın özelliklerine göre davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde 22 yaşında olduğunu, evlenme ihtimalinin de çok azaldığını, yönünden ise hükmedilen manevi tazminatın duyduğu manevi ızdıraba uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; mahkemece, belirlenen tazminatın Yargısal içtihatlara uygun olarak belirlenmediğini, her iki davacı için takdir edilen tazminatın da fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın kaza yapan araçta biletli yolcu ve kusursuz olması olması, kaza yapan aracın ticari yolcu taşımacılığında kullanılması nedeniyle yolcuların güvenliğinin azami ölçüde ön planda tutulmasının gerekliliği, kaza neticesinde davacının meydana gelen maluliyet oranının yüksekliği yanı sıra, iyileşme süresinin uzunluğu ve omuz hizasından sağ kolunun kesilmesinin ve sol kulak kepçesini tamamen kaybetmiş olmasının, 22 yaşında bekar olan davacının ömür boyunca, psikolojisine etkisi yanında, sosyal, ekonomik yaşantısına etkisi de nazara alındığında davacı ... için hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, dosya kapsamı itibariyle davacı ... için talep edilen 150.000,00 TL manevi tazminatın uygun olması nedeniyle, talep gibi manevi tazminat takdir edilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği, davalı ...'nın manevi tazminat talebi yönünden ise; davacı ...'ın malul kalacak şekilde ağır derecede yaralanmasının davacı annesi için manevi zarar doğuracağı açık olduğundan adı geçen davacı ...'nın bir miktar manevi tazminata hak kazanacağının kabulü gerekeceği, kaza neticesinde davacının oğlunun bedensel yaralanmasının ağırlığı, davacı ...'nın yaralananın annesi olması, meydana gelen kaza neticesinde oluşan sonucun davacının kazadan sonraki yaşantılarına etkisi gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının; duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde ve her iki tarafın mali ve sosyal durumları ile kazadaki kusur oranlarına uygun olduğu gerekçesi ile davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ...'in davasının kabulü, davalı ...'ın davasının ise kısmen kabulü ile davacı ... için takdiren 150.000,00 TL, davacı ... için takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın 27.03.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davacı ...'nın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili ile davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
davalı ... tarafından İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta (İMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcu ile annesinin manevi tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davacının maluliyeti nedeni ile çektiği acı, üzüntü, elem, sıkıntı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın amacı gözönünde bulundurularak manevi tazminat miktarının belirlenmesi nedeniyle, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının uygun görülmesine göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacılar vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.