Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin merci tayini kararından sonra yapılan yargılama neticesinde, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulün ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davacı / müdahil ... ve müşterekleri vekili, davacı / müdahil ... ve müşterekleri vekili ve davacı / müdahil ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 1,3,4,8,11,12,17,18,19,20,14,108 ada 1,2,4,5,6,8,42,46,49,18,3,12,19,43,44,45,9,11,15,17,21,22,24,25,109 ada 5,11,24,25,29,3,13,19,111 ada 5,2,116 ada 3,4,5,6,7,8,10,15,16,60,77,78,80,83,92,98,97,88,104,14,100,102,105 ve 106,151 ada 24,153 ada 1,2,3,4 ve 5,154 ada 1 ve 7,156 ada 5,16,27,37,41,43,45,69,72 ve 73,160 ada 44,47,20,22,23,26,27 ve 32 parsel ... muhtelif yüz ölçümündeki taşınmazlar, 4753 ... Kanun uyarınca Hazine adına oluşmuş 06.01.1964 tarihli tapulara dayalı olarak, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/77 Esas ... dava dosyasında dava konusu oldukları belirtilerek, malik haneleri açık olarak tespit edilmişlerdir.

Davacı ... ve arkadaşları, Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları 05.10.1989 tarihli dava dilekçeleriyle, davalı Hazine aleyhine, 4753 ... Kanun uyarınca Hazine adına oluşturulan 1 ila 349 numaralı tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescil istemi ile dava açmışlar ve Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davaya konu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeni ile görevsizlik kararı ile dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

Kadastro Mahkemesinin 1994/45 Esas ... dava dosyası üzerinden, dava konusu parsellere ilişkin davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda, 10.10.2000 tarihli ve 2000/15 ... Kararla, taşınmazların davacılar adına tescilin karar verilmiş; davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.05.2002 tarihli ve 2002/4178 Esas 2022/4125 Karar ... ilamıyla, "dava dilekçesinde iptali istenen tapuların tarih ve numaralarının açıkça belirlenmediği, kadastro tespitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesine mülkiyet ile ilgili tapu iptal ve tescil davası açıldığı ancak dava konusu taşınmazların kapsamlarının tam olarak tespit edilmediği, Hazine adına oluşturulan tapu kayıtlarının dayanağı olan belirtmelik ve haritaların getirilmediği ve mahallinde uygulanmadığı, davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının hangi parsellere ait olduğunun tespit edilmediği açıklanarak, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma sonrası dava dosyasının mahkemenin 2002/119 Esas sırasına kaydedilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda, 03.12.2012 tarihli ve 2012/70 Karar ... kararla, taşınmaların baraj gölü altında kalmaları nedeniyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesince, 2013/9 Esas ... dosya üzerinden yürütülen yargılama neticesinde karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 06.03.2015 tarihli ve 2015/1015 Esas 2015/1315 Karar ... kararı ile, " baraj gölü altında kalan taşınmazların tespit edilmesi görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu " belirtilerek, görevli merci olarak Kadastro Mahkemesi belirlenmiştir.

Görevli merci olarak belirlenen Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 105 ada 1-3-4-8-11-12-17-18-19-20,108 ada 1-2-4-5-6-8-42-46-49 ve 116 ada 3-4-5-6-7-8-10-15-16 parsel ... taşınmazların ... Barajı suları altında kaldığı görülerek bu taşınmazlar bakımından yapılan yargılamanın eldeki dosyadan tefrik edilerek mahkemenin 2021/5 Esas sırasına kaydedilmesine; keşif sonra aldırılan bilirkişi raporları ve mahallinde yapılan keşifte alınan beyanlar doğrultusunda 108 ada 9-11-15-17-21- 22-24-25,110 ada 14-100-101-105-106 ve 153 ada 1 parsel ... taşınmazların dava konusu edilmediği anlaşıldığından eldeki dosyadan tefrik edilerek mahkemenin 2021/4 Esas sırasına kaydedilmesine; davacılar ile birleşen dosya davacılarının ve müdahil davacıların, davalılar aleyhine açmış oldukları kadastro tespitine itiraz davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Köyünde kain 105 ada 14,108 ada 18,151 ada 24,160 ada 44 ve 160 ada 47 parsel ... taşınmazların aynı yüz ölçümleriyle, kadastro tespit tutanaklarının malik hanesi açısından kadastro hakiminin düzenli sicil oluşturma yükümlülüğüne istinaden Kadastro Kanunu'nun 25. madde hükmüne göre tanzim edilen veraset ilamındaki paylar dikkate alınarak taşınmazların toplam 448 hisse kabul edilmek suretiyle ... ve arkadaşları adına, dava konusu 108 ada 3-12-19-43-44-45,109 ada 5-11-24-25-29,111 ada 5,153 ada 2-3-4-5,154 ada 1-7,156 ada 5-16-27-37-41-43-45-69-72-73,160 ada 20-22-23-26-27 parsel ... taşınmazların toplam 27 hisse kabul edilmek suretiyle ... ve arkadaşları adına, 109 ada 3-13-19,116 ada 60-77-78-80-83-92-98,160 ada 32 parsel ... taşınmazların 120 hisse kabul edilmek suretiyle ... ve arkadaşları adına, 111 ada 2 ve 116 ada 97-88-104 parsel ... taşınmazların 504 hisse kabul edilerek, ... ve arkadaşları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili, davacı/müdahil ... ve müşterekleri vekili, davacı/müdahil ... ve müşterekleri vekili, davacı/müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlar hakkında, tespit gününden önce genel mahkemeye açılan davanın görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarıldığı dikkate alındığında, öncelikle aktarılan davanın kapsamının yöntemine uygun bir biçimde belirlenmesi zorunlu olduğu halde, davanın kapsamına giren taşınmazlar Yargıtay denetimine açık olacak şekilde ve tam olarak belirlenmemiş; mahallinde yapılan keşiflerde alınan beyanlarla bir kısım davacıların mahkemeye sundukları beyanlarıyla yetinilerek karar verilmiş; davacılar, dava dilekçelerinde davalı Hazine adına kayıtlı 1 ila 349 numaralı tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesini talep ettikleri halde, iptalini istedikleri tapu kayıtları tam olarak tespit edilememiş; İlk Derece Mahkemesince, hükümde 95 parça (adet) taşınmaz hakkında, görevsizlik, tefrik ve tescil hükmü kurulmuş olmasına rağmen, tutanak asılları dosya arasına alınan ve malik haneleri açık olan 348 adet taşınmaz yönünden (hakkında hüküm kurulanlar dışında) aktarılan dosya kapsamı dışında kaldıklarının tespit edilmeleri halinde, tespitin olağan usulle kesinleştirileceği göz önüne alınmamış ve, bu taşınmazlar yönünden her hangi bir hüküm kurulmamış; işin esasına ilişkin olarak ise, davaya konu olduğu tespit edilen taşınmazların kadastro paftası ile toprak tevzi paftası çakıştırılmamış, belirtmelik tutanak ve dayanakları eksiksiz olarak getirtilmemiş ve fen bilirkişisinden toprak tevzi paftası ile kadastro paftasını çakıştırmalı şekilde gösterir rapor alınmamış; komşu parsellere ait tespit tutanakları ve dayanak kayıtları getirtilerek, çekişmeli taşınmazlar yönünü ne olarak okudukları belirlenmemiş ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiş ve ayrıca, çekişmeli taşınmazların üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklinin ve süresinin ve bu yolla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacılar lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi açısından, taşınmazların tespitlerine esas alınan ve toprak tevzi çalışmaları sonucu Hazine adına oluşan tapu kaydının, oluşum tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine ilişkin farklı evrelerde çekilmiş en az üç adet hava fotoğrafı üzerinde inceleme yaptırılması gerekirken, bu şekilde bir inceleme ve araştırma da yapılmamıştır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, aktarılan davanın (davaya konu taşınmazların) kapsamı belirlenmeli; tutanak asılları dosya arasına aslı alınan ve malik haneleri açık olan ancak aktarılan davanın konusu olmadığı tespit edilen taşınmazlar yönünden, tespitin olağan usulle kesinleştirileceği göz önüne alınmalı; eldeki dava dosyasıyla birleşen tüm dava dosyalarında dava konusu olan tüm taşınmazlar hakkında da aynı yöntem izlenmeli; sonrasında çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan toprak tevzii çalışmalarına ilişkin tüm evraklar ve bölgeye ilişkin toprak tevzii haritası istenerek dosya arasına konulmalı; taşınmazların bulunduğu yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı ile toprak tevzii çalışmaları neticesi Hazine adına oluşan tespite esas tapu kayıtlarının oluşum tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine ilişkin farklı evrelerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarından en az üç tanesi getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yöreyi iyi bilen, özellikle taşınmazların toprak tevzii çalışmalarından önceki 20 yıllık süre içindeki kullanım durumunu bilebilecek yaşta üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, sağ olmaları halinde belirtmelik bilirkişilerin tümü ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi ve üç kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi heyeti ve önceki keşifte bulunanlar dışında üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, bilinebilen en eski tarihten itibaren çekişmeli taşınmazların evveliyatlarının ne olduğu, kime ait bulundukları, kimden kime nasıl intikal ettikleri, kim yada kimler tarafından hangi tarihten itibaren, hangi hukuki nedene dayalı olarak ve ne şekilde kullanıldıkları, taşınmazların imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadıkları, böyle yerlerden iseler imar-ihyaya konu edilip edilmedikleri ve edilmiş iseler imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı ve üzerilerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı ve yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellere ait tutanak ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli; yapılacak inceleme sırasında özellikle toprak tevzii çalışmasından önceki kullanım şeklinin tespitine çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki nitelikleri, taşınmazlar üzerinde ekonomik amaca uygun bir zilyetlik bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, çekişmeli taşınmazlar ile komşu taşınmazlar arasında toprak yapısı ve bitki örtüsü bakımından fark bulunup bulunmadığı, taşınmazların mera niteliğinde olup olmadığı, sınırında mera bulunup bulunmadığı, meradan açma olup olmadığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olmaları halinde imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı hususlarında, çekişmeli taşınmazları komşularıyla gösterecek şekilde, değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içeren, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisine, toprak tevzii haritası ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle çekişmeli taşınmazların her iki haritadaki konumlarını gösterir şekilde rapor ve kroki düzenlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulundan, stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazların kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle, hava ve uydu fotoğraflarının ait oldukları yıllara göre taşınmazların niteliğini, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyaya konu olup olmadıklarını, olmuşlarsa imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirten rapor düzenlemesi istenilmeli; çekişmeli taşınmazlar ve çevresinin yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde taşınmazların sınırları kabaca işaretlenmeli; çekişmeli taşınmazların, Hazine adına oluşan toprak tevzii tapusunun kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde, tapu kaydının oluştuğu 1964 tarihine kadar 3402 ... Kanun'un 14. ve 46/1. maddelerinde sözü edilen zilyetlikle kazanım koşullarının davacılar lehine gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, dava konusu 108 ada 19 parsel ... taşınmazın kadastro tutanak aslının dosya arasına alınmadan karar verilmiş olması, yine ... ve arkadaşları adına tescil kararı verilen dava konusu 111 ada 2,116 ada 97,88 ve 104 parsel ... taşınmazlarda, kadastro tespitinden önce satın almaya ve taşınmazların kök muristen kaldığı iddiasına yönelik açılan davalara ilişkin olarak bir değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olması, keşifte inceleme konusu yapılmayan ve hakkında bilirkişi raporu düzenlemeyen 109 ada 19 parsel ... taşınmaz hakkında hüküm kurulmuş olması ve keşifte inceleme yapılıp, hakkında bilirkişi raporu düzenlenen 160 ada 25 parsel ... taşınmaz hakkında olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmamış olması hususları da usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 ... HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Taraflarca 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Peşin harcın istek halinde ilgililere iadesine,

13.12.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.