İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/248 Esas, 2021/64 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/1661 Esas, 2021/1378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Somut hiçbir delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Re'sen göz önüne alınacak diğer nedenlere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın uyuşturucu madde satışı yaptığına dair bilgi edinilmesi, sanık ve kullanıcı...arasında teknik takip ile elde edilen TAPE konuşmalarında buluşacakları yönünde değerlendirme yapıldıktan sonra fiziki takip işlemine geçilmesi ve kesintisiz şekilde sanık ile...ve ...'nin araçta uyuşturucu madde satışı için buluştuklarının tutanaklardan ve tutanak tanıklarının beyanlarından anlaşılması, ayrıldıktan sonra kesintisiz takip ile kovuşturma aşamasında beyanlarından dönen...ve ...'nin durdurulması esnasında ...'un yere atmış olduğu 0,49 gram metamfetamini sanıktan aldığını soruşturmada beyan etmesi, ...'nin de tutanakları doğrular şekilde kendi uyuşturucu ihtiyacı için ...'u aradığını ve ...'un sanıkla görüşme sağlayarak buluştuklarını, araç içerisinde 300,00 TL karşılığında sanıktan uyuşturucu madde temin ettiklerini ifade etmesi, tanıkların adli işlemlerinden sonra ...'un sanık ile
iletişime geçerek "Emo gece senden ayrıldım narko aldı beni" sözleriyle olay anından sonra yakalandığını sanığa bildirmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan sanığın gözaltı bilgilerinin gerekçeli kararda yazılmaması hususundaki eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; söz konusu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/1661 Esas, 2021/1378 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafından "...yasal ihtara rağmen ödenmeyen adli para cezasının öncelikle 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığının kararı ile hapse çevrilerek kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilerek bu karar doğrultusunda infazına, bu karara ilişkin infaz şekline de uyulmaması halinde hapis cezası olarak infazına karar verileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar yapıldı)..." ibaresi çıkarılarak yerine “...tamamının tahsiline," ibaresinden sonra gelmek üzere “ödenmeyen adli para cezasının hapse
çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.