Taraflar arasındaki yurt dışı sürelerini borçlanabileceğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili davacının, 1989 yılında zorunlu göç nedeni ile Bulgaristan'dan Türkiye'ye gelen davacının, 26.11.982-08.02.1989 tarihleri arasında beş yıl dokuz ay süre ile Bulgaristan'da geçen çalışmalarını borçlanma isteğinde bulunduğunu, ancak bu başvurusunun kabul edilmediğini belirtmek sureti ile borçlanma isteğinin, başvuru tarihindeki koşullara göre kabul edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, davacının, 11.06.2012 tarihinde Türk vatandaşlığını kazandığını ve zorunlu göçe tabi olarak Bulgaristan'dan gelmediğini belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, "Davacının davasının kabulüne

1601018361530 Sigorta sicil numaralı davacının Bulgaristan Ülkesinde geçen çalışması süresi ile ilgili olarak 3201 sayılı yasaya göre yaptığı borçlanma talebinin kabulü gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yapılan inceleme sonucunda davacının zorunlu göçe tabi olarak Bulgaristan’dan gelmediğinin tespit edilmesi üzerine borçlanma talebinin reddedildiğini, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut davada; dosyada mevcut tercüme edilmiş çalışma karnesinden, davacının 26.11.1982-09.05.1983 tarihleri arasında beş ay beş gün, 28.11.1983-08.02.1989 tarihleri arasında beş yıl dokuz ay ve 28.01.2000-26.02.2001 tarihleri arasında iki ay yirmisekiz gün Bulgaristan Devletinde çalışma süresi bulunduğu, Bakanlar Kurulunun 11.06.2012 tarihli kararı ile Türk vatandaşlığını kazandığı, aynı zamanda Bulgaristan vatandaşı olduğu, 20.11.1989 tarihinden önce Türkiye'de herhangi bir sigortalılık kayıt ve tescilinin bulunmadığı, kendisinin de içerisinde yer aldığı ailesi için 15/08/1989 tarihinde Köy Hizmetleri ... İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Bulgaristan göçmeni olduğunu belirtir Muhacir Kağıdının bulunduğu dikkate alındığında; zorunlu göçe tabi bir şekilde Türkiye'ye geldiği anlaşılan davacının, yaptığı yurt dışı borçlanma talebinin davalı Kurum tarafından zorunlu göçe tabi olarak Bulgaristan'dan gelmediği gerekçesi ile kabul edilmemesi yerinde olmadığından, davanın kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. " gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı Kurum vekili özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, zorunlu göç ile gelmediğinden bahisle yurt dışı borçlanma talebini kabul etmeyen kurum işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 1 nci ve Geçici 6 ncı maddeleri,

1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 11.06.2012 tarihinde Türk vatandaşı olan davacının, Bulgaristan'da geçen 26.11.1982-08.02.1989 tarihleri arası çalışma sürelerini borçlanmak istediği, davalı Kurum tarafından, davacının zorunlu göçe tabi olarak gelmediği belirtilerek talebin reddedildiği, davacının muhacir kağıdına istinaden ... Nüfus Müdürlüğü kapsamında tescil edilmesinin, davacının zorunlu göç ile geldiğini gösterdiğinden hareketle davanın kabulüne karar verildiği ne var ki hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

2.Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun, borçlanma talebi sırasında Türk vatandaşı olma halini yeterli bulmayıp, tanınan borçlanma hakkından, yurtdışında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak çalışan ve borçlanma sırasında Türk vatandaşı olanların yararlanmasına olanak tanımaktadır. Göç, ya da diğer nedenlerle Türkiye’ye gelenler, Türk vatandaşı olmadıkları sürelerde yurtdışında geçen çalışmalarını borçlanamazlar. Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığına alınmanın ise, geçmişe etkili bulunmaması nedeniyle, yurtdışında, sadece Türk vatandaşlığını kazandıkları günden sonraki süreleri borçlanarak değerlendirebilirler.

3.5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 79 ncu maddesi uyarınca 3201 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde yapılan değişiklik ile 08.05.2008 tarihinden itibaren yurtdışında sadece Türk vatandaşı olarak geçen sürelerin borçlanılmasının mümkün olduğu olgusuna vurgu yapılarak, bu yönde oluşan tereddütlerin giderilmesi sağlanmıştır. Anılan maddeye göre, “Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”

4.Bu yöndeki yargısal içtihatlar, 3201 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde yapılan düzenleme dikkate alındığında, kural olarak, Bulgaristan’dan gelen kişilerin sosyal güvenlik haklarına borçlanma yoluyla kavuşabilme olanağı bulunmamaktadır. Ne var ki, 5754 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesiyle 3201 sayılı Kanuna eklenen Geçici 6 ncı maddede yer verilen “Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 01.01.1989 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar zorunlu göçe tabi tutulan, Türk vatandaşı olup Türkiye'de ikamet eden ve 01/07/1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir veya aylık almamak koşulu ile yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri bu Kanuna göre borçlandırılmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanmasında sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir” hükmü uyarınca, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden 01.01.1989 tarihinden 08.05.2008 tarihine kadar zorunlu göçe tabi tutulduktan sonra Türk vatandaşlığına geçenlere, geldikleri ülkedeki hizmetlerini borçlanma yoluyla değerlendirme imkanı tanınmıştır.

5.Anılan düzenlemeden yararlanabilmek için, belirtilen tarihler arasında zorunlu göçe tabi tutulmuş, zorunlu göçten sonra Türk vatandaşı olup, Türkiye’de ikamet ediyor olmak, sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir ve aylık almamak, geldikleri ülkedeki “çalışma” sürelerini belgelendirmek, borçlanma için yazılı istekte bulunmak, tebliğ edilen borçlanma miktarını yasal süresi içerisinde ödemiş olmak koşulları aranmaktadır.

6.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, sosyal güvenlik ile ilgili düzenlemelerin kamusal nitelikli hükümler olmaları karşısında, yukarıda izah edilen hususlar gözetilerek yapılacak araştırma inceleme ile hüküm kurulması gerekmekte olup, İlk Derece Mahkemesince, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü’nden davacının zorunlu göçe tabi tutulup tutulmadığı dayanak belgeler getirtilmek suretiyle netleştirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.