B O Z M A Ü Z E R İ N E

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2018 tarihli ve 2018/33 Esas, 2018/522 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1'er yıl 8'er ay hapis ve 1.660,00'şar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafiinin temyizi, suçun sübutuna, ilişkindir.

2. Sanık ...'nın temyizi bir nedene dayanmamaktadır.

Suç tarihinde katılanı arayan kişinin, kendisini polis olarak tanıttığı, katılanın kimlik bilgilerinin sızdırıldığı ve kredi kartından işlem yapıldığı, bu kişileri yakalamak için talimatları yerine getirmesi gerektiğini söyleyerek vereceği numaralara para yatırması konusunda katılanı ikna ettiği, katılanın da, 5.000,00 TL parayı temyiz dışı sanık Ahmet Türkoğlu kredi kartına, 6.000,00 TL parayı temyiz dışı sanık Ümit Delibalta kredi kartına, 7.380,00 TL parayı da sanık ... kredi kartına yatırdığı, sanık ...'nin bu parayı sanık ... ile birlikte kuyumcuda harcama yapmak suretiyle çektikleri, sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı kabul edilerek sanıkların dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, banka dekontları, tanık beyanları ile yakalama ve araştırma tutanağı uyarınca sanıkların üzerlerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'nın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2018 tarihli ve 2018/33 Esas, 2018/522 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve sanık ...'nın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.