Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 10.12.2014
tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.

2. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 03/05/2016 tarihli, 2014/1180 E. 2016/285 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle, 1 yıl 6 ay hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri;

1. Atılı suçun işlenmesine iştirak etmeyen sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

2. Aksi kanaat halinde ise; sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

1. Dava konusu olay, temyiz dışı sanık ... adına kayıtlı 0850 900 ** ** 25 numaralı hattana aranan mağdura "Sağlık sigortası yaptırdığı, iptali için para ödemesi gerektiği" söylenerek kart bilgilerinin alındığı ve akabinde kartından, sanık ...'in yetkili olduğu ... Turizm Kuyumculuk isimli iş yerinin fiziki pos cihazı kullanılarak harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.

2. Mağdura ait Garanti Bankası 5406 **** **** 8019 numaralı kredi kartından, 30.12.2013 tarihinde ... Turizm Kuyumculuk ve Hediyelik Eşya Anonim Şirketine ait pos cihazından 299 TL harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.

3. Mağduru arayan 0850 900 ** ** 25 numaralı hattın temyiz dışı sanık ... adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.

4. Mağdur, sanık ... ve müdafinin de hazır olduğu 10.12.2015 tarihli celsede, verilen ara sonrası alınan beyanında "Zararının karşıladığını, bu nedenle şikayetini geri aldığını" beyan etmiştir.

A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri yönünden;

1. Sübuta ilişkin;
Dosyadaki olgular ve mağrurun istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde temyiz dışı sanık ... adına kayıtlı 0850 900 ** ** 25 numaralı hattına aranan mağdura "Sağlık sigortası yaptırdığı, iptali için para ödemesi gerektiği" söylenerek kart bilgilerinin istenildiği, mağdurun, Garanti Bankası 5406 **** **** 8019 numaralı kredi kart bilgilerini vermesi üzerine, kartından, sanık ...'in yetkili olduğu ... Turizm Kuyumculuk isimli iş yerinin fiziki pos cihazı kullanılarak 299 TL harcama yapıldığı sabittir.
Sanık her ne kadar savunmasında "İşletmesine ait Pos cihazını, gayri resmi ortağı olan G.O isimli kişiye kiraladığını, onun da başkalarına kullandırdığını, olayla ilgisi olmadığını" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, temyiz dışı sanık ...'in çağrı merkezi işlettiği, çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanık ve temyiz dışı sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, adı geçen MMC isimli şirketin de bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda basiretli bir tacir gibi davranma sorumluluğu olan sanığın, iş yerine ait POS cihazını kiraladığı ya da kullandırdığı kişileri tanımaması ve bu kişilerin ne tür faaliyetlerde bulunduğunu bilmemesinin, ticari hayatın olağan koşulları ile bağdaşmadığı anlaşılmakla, mahkemenin, sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek atılı suçu işledikleri yönündeki kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin;
Benzer suçtan dosyaları bulunan ile tekrar suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşturmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmamasına yönelik mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir

B. Diğer yönlerden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara 44.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 03.05.2016 tarihli, 2014/1180 E. 2016/285 sayılı sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.