Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/219 Esas, 2015/465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği, dosyada delil olmadığı, bononun aldatma kabiliyetinin olmadığı, kararın bozulmasına ilişkindir.

1.Sanığın ele geçirdiği suça konu senedi, sahte olarak tanzim edildiğini bilerek cirolamak suretiyle, bedelinin tahsili için, ... 1.İcra Müdürlüğünün 2012/1238 Esas sayılı dosyasında takibe koyduğu anlaşılmıştır.

2.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 2014/3583 sayılı ve 04/04/2014 tarihli uzmanlık raporunda, arka yüzü ikinci ciranta hanesindeki ..." ibareli el yazıları ve altındaki atılı bulunan ciranta imzası ile, ... isimli şahsın mevcut yazıları ve imzaları arasında benzerlikler bulunduğu, bahse konu el yazıların ve ciranta imzasının ...'ın eli mahsulü olduğu;... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 2014/3583 sayılı ve 04/04/2014 tarihli uzmanlık raporunda, ön yüzündeki tanzim ile ilgili el yazıları, borçlu imzaları, arka yüzündeki ...'ya atfen atılı imzanın ve yazının ......ve ... isimli şahıslara ait olmadığı belirtilmiştir.

3.Mahkemesince, sanık savunması, katılan beyanı, uzmanlık raporu ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 - 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullu bir düşme nedeni olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin objektif koşulların varlığı halinde, mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re'sen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının sahtecilik suçlarında herhangi bir maddi zararının bulunmadığı da gözetilerek değerlendirilmesinin gerektiği, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı "sanığın daha önceden kasıtlı suçtan mahkum olmadığı, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememize kanaat hasıl ettiği görülmekle; 5728 sayılı kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-6.maddesi uyarınca herhangi bir yükümlülük yüklenmeksizin sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" denilmesine rağmen, sahtecilik suçundan dolayı bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi,
Kabule göre de;

2.Suç tarihi senedin icraya konulma tarihi olan "20.01.2012" olduğu halde gerekçeli karar başlığında "10.03.2009" şeklinde gösterilmesi,
3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2014/219 Esas, 2015/465 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.12.2023 tarihinde karar verildi.