Esastan ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 08.01.2018 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin dava dışı Cumhuriyet Halk Partisinin 36 ncı olağan genel kurultayında dağıtılacak olan 10.000 porsiyon et döner temini ve teslimi konusunda anlaşma sağlandığını, davalı tarafından, 04.02.2018 tarihinde teslim edilen 5.000 adet et dönerin içine kanatlı kümes hayvanları eti ilave edildiği ve hijyenik koşullara uygun hazırlanmadığı için kurultaya katılanlarca tüketilmesi sonucu zehirlenme vakası meydana geldiğini, konu hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca davalı şirkete 20.000,00 TL ödeme yaptığını, davalı tarafından ödenen para iade edilmediği gibi bakiye meblağın da talep edildiğini, müvekkilinin dava dışı Cumhuriyet Halk Partisi ile yaptığı kurultay hizmet organizasyonu ve diğer sözleşmeden anlaşıldığı üzere zehirlenme nedeniyle müvekkili lehine tahakkuk eden 150.000,00 TL'nin ödenmediğini, ayrıca 125.000,00 TL tutarlı bir sözleşme daha yapılacakken olay nedeniyle sözleşmenin iptal edildiğini, davalının kusurlu ve uygunsuz ifası nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığı gibi ticari itibar kaybına da uğrayarak manen zarara maruz kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL'nin avans faizi ile 50.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından hazırlanan ürünlerin mevzuata uygun olarak teslim edildiğini, teslim edilen döner etinden müvekkili tarafından bir numune iş yerinde usulüne uygun olarak ayrıldığını ve muhafaza edildiğini, döner etinin paketlenmesi, ekmek arasına yerleştirilmesi, Arena Spor salonuna taşınması, aktarılması ve muhafazası ile dağıtımı müvekkili firmaya ait olmadığını, ilgili numune Ankara Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğüne gönderildiğini ve inceleme sonucu 13.02.2018 tarihli rapor düzenlendiğini ve bu raporda et döner yapımında kullanılan etin mevzuata uygun olduğu her hangi bir bakteri üremesinin olmadığının tespit edildiğini, teslimden sonra meydana gelebilecek olumsuzluklardan davalının sorumlu olmayacağını, davacının teslim sırasında ihtirazi kayıt sürmeden malı teslim aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı siyasi parti kurultayında yemek hizmeti verilmesi işini üstlendiği ve işin ifası için davalı ile anlaşma yaptığı, kurultayın ikinci günü meydana gelen zehirlenmeler nedeniyle davalının sorumlu olduğunun iddia edildiği ancak, davalı tarafından hazırlanan döner eti nedeniyle zehirlenme olduğuna dair kesin kanaat uyandırıcı delil bulunmadığı, gıdanın hazırlanması, paketlenmesi ve dağıtımı aşamalarını kapsayan süreçte bakteri üremesinin ne sebepten kaynaklandığının tespitinin mümkün bulunmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, eksiklikler içeren, hukuki yorum barındıran ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının, usul ve yasaya aykırı olduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/31033 sayılı dosyası üzerinden ceza soruşturmasının halen devam ettiği, müvekkilinin, dava dışı Aksan Unlu Mamulleri ile yaptığı 01.02.2018 tarihli sözleşmede, Aksan Unlu Mamullerinin sadece 10.000 adet 120 gr döner ekmeğinin temininden sorumlu olduğunun ifade edildiği, müvekkiline teslim aşamasına kadar, döner ürününün teslim ve hijyeninden Reva İşkembecisi Yemek Gıda İnş. Bilişim Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin sorumluluğunda olduğu, bu nedenle zehirlenme etmenlerinin et dönere bulaşmasından da davalı şirketin sorumlu olduğunu, davacının 08.01.2018 tarihli sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan sözleşme tarihi itibariyle, dava dışı Cumhuriyet Halk Partisi'nden alması gereken 150.000,00 TL hizmet ve organizasyon bedeli ile 2 nci Tüzük Kurultayından elde edeceği 125.000,00 TL'den mahrum kaldığı gibi bundan sonraki organizasyon işlerinin de kendisine verilemeyeceği ve ticari itibar kaybına uğradığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satışa konu üründen şahit numune üzerinde yapılan incelemede zehirlenmeye neden olacak bir belirleme yapılamadığı, davacı tarafça yaptırılan 1800401271 numaralı analiz sunulmuşsa da bu analizin de şahit numune alınması işleminin mevcut olmaması nedeniyle numune alma yönetmeliğinde belirtilen usullere uygun yapılmadığından dikkate alınmayacağının bilirkişi tarafından belirlendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
Dava, satış sözleşmesine konu malın ayıplı ifası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 vd. maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.