Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.07.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Davacı Hazine, mera niteliğindeki 521 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 4165 ada 1 ila 14 parseller, 4166 ada 1 ila 14 parseller, 4167 ada 1 ila 14 parseller, 4168 ada 1 parsel, 4169 ada 1 ila 9 parseller, 4170 ada 1 ila 10 parseller 4171 ada 1 parseller, 4172 ada 1 ila 15 parseller, 4173 ada 1 ila 15 parseller, 4174 ada 1 ila 11 parseller, 4175 ada 1 ila 20 parseller, 4176 ada 1 ila 16 parseller, 4177 ada 1 ila 13 parseller, 4178 ada 1 ila 10 parseller, 4179 ada 1 ila 17 parseller, 4180 ada 1 ila 12 parseller, 4181 ada 1 ila 10 parseller, 4182 ada 1 ila 20 parseller, 4183 ada 1 ila 16 parseller, 4184 ada 1 ila 8 parseller, 4185 ada 1 ila 8 parseller, 4186 ada 1 ila 10 parseller, 4187 ada 1 ila 10 parseller, 4188 ada 1 ila 10 parseller, 4189 ada 1 ila 9 parseller ile 521 ada 5 parselin ifrazı ile oluşan 521 ada 6,7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı belediye, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiğini ayrıca taşınmazın mevzuat hükümlerine uygun olarak adlarına tescil edildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında dava konusu 521 ada 6,7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar hakkında bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu 521 ada 6,7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar hakkında da rapor düzenletilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile 6100 sayılı HMK'nın 297/2 maddesi hükmüne de aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 18.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.