Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.03.2018 tarihli ve 2017/339 Esas, 2018/413 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de "Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı 2019 yılı itibarıyla 58.800 TL olarak uygulanmaya başlamıştır. Somut olayda, temyize konu olayda taşınmazın elatılan kısmının değeri, ecrimisil miktarı ve eski hale getirme bedeli toplam 27.886,88 TL olarak belirlendiğinden dava değerinin 2019 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 58.800 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden Mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesi uyarınca 2019 yılı itibariyle miktar ve değeri 58.800 TL'yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.