B O Z M A Ü Z E R İ N E
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2011 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı sahte olduğunu bilerek tedavüle koyma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesinin 24.01.2013 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 54 üncü maddesi uyarınca ele geçen sahte banknotların müsaderesine ve 5320 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereğince Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına gönderilmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 07.03.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
3.5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanan 3 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Bakırköy 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/352 Esas, 2015/729 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun'un 197 inci maddesinin üçünücü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesi'nin, 19.04.2016 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2020/9788 Esas, 2021/14894 Karar sayılı kararı ile "... sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 197/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir, tartışma ve davaya bakma görevinin, anılan maddedeki hapis cezasının üst sınırına göre 5235 sayılı Yasanın 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesi'nin, 01.12.2021 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 4 üncü, 5 inci maddeleri uyarınca mahkemesinin görevsizliğine ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yargılama yapılmak üzere dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
6. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun üzerinde sahte para ele geçirilmediği, mahkumiyetinin somut delillere dayandırılmadığı bu nedenle de suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiği ve suça sürüklenen çocuk hakkında lehe hükümlerin ve 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir.
1.Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı diğer suça sürüklenen çocuklar ... ve ... ile birlikte ayakkabı satan bir işyerine gidip burada ...'nın 1 adet 100,00 TL sahte parayı
alışveriş karşılığında ödeme yapmak için kullanması ve daha sonra ...'nın üzerinden iki adet daha 100,00 TL sahte para ele geçirilmesi suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk savunmalarında; söz konusu ayakkabı satan işyerine diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte gittiğini kabul etmekle birlikte, sahte paraların kendisine ait olmadığını, kendisi tarafından kullanılmadığını beyan etmiştir.
3. Temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... söz konusu sahte parayı suça sürüklenen çocuk ...'tan aldığını ve ...'ya verdiğini beyan etmiştir.
4. T.C. ... İstanbul Şubesi Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile ele geçirilen 3 adet 100,00 TL'nin; sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
1.Suça sürüklenen çocuğun ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'nın savunmaları ile mağdur beyanları, ...'nın raporu, ele geçirilen sahte paraların miktarı ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiş suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama süresince suça sürüklenen çocuk hakkında lehe olan hükümlerin uygulandığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen adli para cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle 1.200,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde sonuç ceza olarak hükmedilmesi, isabetli bulunmamış olup bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının yedinci paragrafında yer alan "neticeten 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması" ibarelerinin çıkartılarak yerine "cezasının 1.200,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibarelerinin eklenmek suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.