Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.10.2016 tarihli ve 2016/331 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararıyla davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmasına şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, davalıların ... ve Sağlık Hizmeti Yardım Vakfı’nın yönetim kurulu üyeleri olduğunu, vergi müfettişi raporu doğrultusunda Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/28 D.iş dosyasıyla geçici olarak görevden uzaklaştırılarak vakfa kayyım atandığını belirterek, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca davalıların vakıf yöneticiliği görevinden alınmasını talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Yargılama sırasında 23.07.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesi gereğince dava konusu vakıf kapatılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu vakıf KHK ile kapatıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar hakkında, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalıların vakıf yönetim kurulu görevinden alınmasına ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalıların 5737 sayılı Vakıflar Kanunu 10. maddesi 4. fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile aynı ve başka vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına dair verilen karar hakkında, davalılar vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
Dava, vakfın yöneticileri olan davalıların, vakfı zarara uğrattıkları, vakfı amacına uygun yönetmedikleri gerekçesi ile Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesi gereği görevden alınmaları istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalılar vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazına gelince;
Somut olayda, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/28 D.İş dosyasıyla davalılar geçici olarak ... ve Sağlık Hizmeti Yardım Vakfı’nın yönetim kurulu üyeliğinden uzaklaştırılmış, vakfa kayyım atanarak kayyımlık ücretine hükmedilmiş ve eldeki davada Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilerek, yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiş ise de, kayyımlık ücreti 6100 sayılı HMK’nin 323. maddesinde gösterilen yargılama giderlerinden olmayıp, 12.999,99 TL kayyımlık ücretinin yargılama gideri olarak davalılardan alınması doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün, 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6. bendinde yer alan “...13.349,49 TL” ifadesinin hükümden çıkarılmasına, yerine “349,50 TL” ifadesinin yazılmasına, HMK'nin 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.