SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2010 tarihli kararının sanığın yokluğunda verildiği ve sanık, Marmara 5 No.lu L Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu sırada Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre adresine tebliğ yapılarak kararın kesinleştirildiği ve yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık olağan zamanaşımının, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 21.09.2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanığın itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle isteme uygun olarak DÜŞÜRÜLMESİNE,

2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Sanığın gece vakti kilitli olan park halindeki aracı kelebek camını açmak suretiyle hırsızlığa teşebbüs eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143,35. maddelerinde tanımlanan suçu oluşturmasına karşın aynı Yasa'nın 142/1-e, 143,35. maddeleri uyarınca uygulama yapılması, anılan maddelerde düzenlenen cezaların alt ve üst sınırlarının aynı olması nedenleriyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesi gereğince sanık hakkında denetim süresi belirlenmesi ve devam eden fıkralara göre de sanığa gerekli ihtar ve uyarıların yapılması gerektiği halde, bu zorunluluklara uymadan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkrasına "5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesi gereğince cezası ertelenen sanık hakkında inceleme konusu suç için 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, denetim süresi içinde herhangi bir yükümlülük yüklenmemesine, uzman kişi görevlendirilmemesine, hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine, denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezaların infaz edilmiş sayılacağına" cümlelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.