Suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan beraati ile sanığın mahkûmiyetine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdure vekilinin suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdurenin velisi sıfatıyla 27.06.2012 tarihli celsede dinlenen anne ...'ın sanık ile suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmayıp davaya katılmak istemediklerini beyan etmeleri ve suç tarihinde onaltı yaşı içerisinde bulunan mağdurenin de 18.07.2012 havale tarihli dilekçesinde suça sürüklenen çocukla sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, yaşı küçük mağdureye tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık ...'un temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Tüm dosya kapsamına göre; olay günü sanığın, kız arkadaşı olan onaltı yaşı içerisindeki mağdureye, birlikte araçla gezip konuştuktan sonra evine bırakacağını söyleyerek hileyle araca binmesini sağlamasının ardından bir süre araçla Gümüşhane-Torul istikametinde gezdirdikten sonra dönüş yolunda ıssız yerdeki
mağara yakınında aracı durdurup cinsel ilişki teklifinde bulunduğu ve mağdurenin olumsuz yanıt vermesi üzerine bir süre alıkoyduğu mağdurenin gece geç saatte araçla yanlarına gelen tanık... tarafından alınarak ailesine götürüldüğü anlaşıldığından, mevcut haliyle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 109/2,3-f,5. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanunun 109/1,3-f,5. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.