Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

I-Yakınan ...'ye karşı hırsızlık suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yakınan ... her ne kadar kovuşturma aşamasındaki ifadesinde aracını her gün kontrol ettiğini ve akünün yerinde olduğunu söylemiş ise de; soruşturma aşamasında alınan ifadesine göre aracını olay yerine bir ay önce park edip en son olaydan bir hafta önce çalıştırmış olması, sanığın ve temyize gelmeyen sanık ...'in akü çalınması iddiasını kabul etmemeleri ve sanığın olay yerinde bulunan aracında akünün ele geçmemesi karşısında yakınan ...'ye yönelen akü hırsızlığı suçunun işlendiğine ilişkin delil bulunmamakla birlikte 03/08/2013 tarihli tutanağa göre sanıkların yakalanma şekilleri ile 04/08/2013 tarihli görgü tespit tutanağına ve sanıkların dolaylı kabullerine gör yakınan ...'e yönelen mazot hırsızlığı suçunun sübuta erdiği belirlenerek yapılan incelemede;
Yakınanın aşamalarda alınan ifadesinde aracından mazot çalındığını söylemesi ve 04/08/2013 tarihli görgü tespit tutanağına göre de mazotun bir kısmının yere dökülmesi nedeniyle yakınanın tasarruf olanağının kaybolması sonucu mazot çalınması eyleminin tamamlandığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,

II-Yakınan ...'ye karşı mala zarar verme suçundan, yakınanlar ... ve ...'ya karşı hırsızlık suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı blümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1-Yakınan ... her ne kadar kovuşturma aşamasındaki ifadesinde aracını her gün kontrol ettiğini ve akünün yerinde olduğunu söylemiş ise de soruşturma aşamasında alınan ifadesine göre aracını olay yerine bir ay önce park edip en son olaydan bir hafta önce çalıştırmış olması, sanığın akü muhafazasını kırıp aküyü çalma iddiasını kabul etmemeleri ve sanığın olay yerinde bulunan aracında akünün ele geçmemesi karşısında, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçundan mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,

2-Yakınanlar ... ve ...'ya karşı araçlarının deposundan mazot çalınmasına ilişkin olarak 04/08/2013 tarihli görgü tespit tutanağı, 03/08/2013 tarihli tutanak içeriği ve yakınanların alınan ifadelerine göre araçların mazot depolarında kilit sisteminin bulunduğuna ilişkin delil olmaması nedeniyle eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması,

3-Yakınanlar ... ve ... aşamalarda alınan ifadelerinde araçlarından mazot çalındığını söylemeleri ve 03/08/2013 tarihli tutanak içeriğine göre ise mazotun bir kısmının yere dökülmesi nedeniyle yakınanların tasarruf olanaklarının kaybolması sonucu eylemin tamamlandığının anlaşılmasına karşın, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek TCK'nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,

4-Kabule göre ise;
Yakınan ...'ya yönelen eylemde teşebbüs hükümleri uygulanırken ¾ oranında indirim yapıldığı halde aynı nitelikteki yakınan ...'e yönelen eylemde teşebbüs hükümleri uygulanırken aynı gerekçe ile 2/4 oranında indirim yapılarak hükümde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 29/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.