Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 15.03.2013 tarihinde yoldan karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkili 'a sürücü ...'un sevk ve idaresindeki minibüsü ile çarparak un hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm hak ve tazminat talepleri mahfuz kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve 150.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinden müteselsilen ve müştereken olay tarihi olan 15.03.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.04.2017 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 85.515,20 TL'ye artırmıştır.

Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; 56 M 0505 plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile 16.10.2012/2013 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sakatlanma talebi bulunması halinde kişi başına azami sorumluluk limitinin kaza tarihinde 250.000,00 TL olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazada davalı sürücünün %40, küçük %60 oranında kusurlu olduğu, küçüğün %14,3 oranında malul olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 83.534,11 TL daimi iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden dava tarihi olan 03.02.2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönünden kaza tarihi olan 15.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda davacının gelirinin hesaplamasında asgari ücretin esas alınması gerekirken aktif dönem için asgari ücretin 1,68 oranında artırılarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, maddi tazminata ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkili şirket aleyhine manevi tazminata hükmedilmemesine rağmen manevi tazminat için hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinden müşterek müteselsil sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.11.2018 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı ... şirketinin, manevi tazminat için hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinden müşterek müteselsil sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b,2 maddesi uyarınca düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 83.534,11 TL daimi iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden dava tarihi olan 03.02.2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yönünden kaza tarihi olan 15.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihinde 7 yaşında olduğunu, bu gelirin asgari ücretin 1,68 katı olarak dikkate alınmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını çünkü un çocuk yaşta olup çalışmadığını belirtmiştir.

davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın yaya konumunda bulunan davacıların çocuğuna çarpması sonucunda çocuğun yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemiş olmasına, hükme esas raporda yalnızca gelecek aktif dönem hesabı yapılmasına, temyiz edenin sıfatına ve ve aktüer hesaplamasında asgari ücretin artış oranının 1,68 olarak baz alınmasında hukuka aykırılık bulunmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ....'ye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.