Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece, "Suçun işlenmesinden sonra katılanların zararının giderilmemiş olması göz önüne alınarak koşullarının oluşmaması" gerekçesi ile sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirâk edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 53. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın katılanlara yönelik eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, sanık hakkında daha lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği halde, sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen cezanın aynı Kanun'un 50/2. maddesi gereği adlî para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilebileceği de göz önüne alınarak, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.