Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/357 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin aile yapısı, sosyolojik ve psikolojik durumu, eylemin rıza kapsamında gerçekleşmesi nazara alınarak karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuk lehine verilen usul ve kanunlara aykırı olan kararın bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir.
Yaşı küçük mağdure ile suça sürüklenen çocuğun her ikisinin de Nevşehirli oldukları ve 2012 yılında İstanbul'da tanışıp telefon ve internet vasıtasıyla görüşmeye başladıkları, mağdurenin ailesi İstanbul'da ikamet etmekle birlikte mağurenin zaman zaman Nevşehir'e dedesinin yanına gidip onlarla birlikte kaldığı, mağdurenin Nevşehir'e en son gittiğinde ... ... isminde bir şahısla arkadaşlık kurduğu ve çevrede mağdure ile bu kişi arasında ilişki yaşandığına dair söylentiler çıktığı, suça sürüklenen çocuğun kendisinin de Nevşehirli olması nedeniyle mağdure ile ilgili söylentileri duyduğu ve mağdureye, bu haliyle kimsenin onunla evlenmeyeceğini, kendisinin ona sahip çıkabileceğini söyleyerek mağdureyi kendisiyle birlikte gelmesi konusunda ikna ettiği ve ikisinin birlikte 2012 yılının Kasım ayında suça sürüklenen çocuğun annesinin yaşadığı eve, İzmir'e gittikleri, ikisinin burada dini nikah yaparak 2 ay kadar karı koca hayatı yaşadıkları ve birden çok kez cinsel ilişkiye girdikleri, suça sürüklenen çocuğun alkol ve uyuşturucu madde kullandığı ve mağdureye kötü davranmaya başladığı, mağdureye, daha önceden yaşadığı ilişkiyi sürekli bahane ederek yaptıklarına katlanmaya mecbur olduğunu söylediği ve mağdurenin kollarında sigara söndürerek mağdureye eziyet ettiği, mağdurenin buradan ayrılmak istediği ve ikisinin birlikte bu defa mağdurenin ailesinin yanına İstanbul'a geldikleri, bir ay kadar da burada birlikte karı koca hayatı yaşadıkları ve suça sürüklenen çocuğun bir kaç hafta sonra mağdureyi bırakıp tek başına İzmir'e döndüğü, mağdureye ilk kimle ilişkiye girdin ailene anlat diye mesaj çekmesi ve aile tarafından görülmesi üzerine mağdurenin intikali gerçekleştirdiği olaylarda, dosya kapsamında bulunan deliller;
Mağdurenin aşamalarda alınan beyanları,
Suça sürüklenen çocuğun ikrar içeren savunmaları,
Mağdure hakkında aldırılan adlî raporlar,
Suça sürüklenen çocuk hakkında aldırılan sosyal inceleme raporu,
Katılan ifadelerinden ibarettir.
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, yaşı küçük mağdurenin aşamalarda alınan beyanları, mağdure hakkında aldırılan adlî raporlar, suça sürüklenen çocuk hakkında aldırılan sosyal inceleme raporu ile katılan ifadeleri, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki ikrar içeren savunmaları nazara alındığında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/357 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.