HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği görüşldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında, Erbaa Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2014 tarihli ve 2014/256 Esas sayılı iddianamesiyle, cinsel saldırı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarihli ve 2014/454 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2015/152 Esas, 2015/293 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliği lehine kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.05.2019 tarihli ve 14-2015/399128 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
1. Oluşa uygun kabule göre, suça sürüklenen çocuğun, mağdura yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile aynı maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.11.2015 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Tebliğnameye Yönelik
Yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2015/152 Esas, 2015/293 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdur vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dasyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.