Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 10.06.2011-16.08.2012 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde asgari ücret ile çalıştığını, genel tatillerde çalışmasına karşın ücretlerinin ödenmediğini ve iş sözleşmesinin işverence haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ve genel tatil ücreti taleplerinde bulunmuştur.
B) Davalılar Vekilleri Cevaplarında Özetle:
Davalı... Ltd. Şti vekili; davacının müvekkili şirkette çalışmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerde, müvekkili ile ... Tarım işletmesi arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını savunmuştur.
Davalı ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili; müvekkili idarenin 233 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak hayvancılık alanında faaliyet gösteren İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, genel müdürlüğe bağlı ...'nün 06.05.2010 tarihinde 2010 yılı için düzenlenen hizmet alım ihalesini... Ltd. Şti nin kazandığını, davacı işçinin yüklenici firma işçisi olup müvekkili idare ile aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, işçilerin işe alınması ve işten çıkarılmasının tamamen yüklenici firmanın tasarrufunda olduğunu, ihale sözleşmesi ve şartnamesi uyarınca hayvancılık şubesindeki asli işlerin tamamının yüklenici şirket tarafından yapıldığını, alt işveren-üst işveren ilişkisinin muvazaaya dayalı olduğu yönünde bir iddia olmadı gibi iş müfettişlerince yada yetkili iş mahkemesi kararı ile muvazaa tespiti yapılmadığını, böyle bir tespit yapılmadan doğrudan müvekkili idareye karşı işçilik alacaklarına yönelik davanın hukuksuz olduğunu, yüklenici şirketin işyerinde 50’den fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı hususunun dava dilekçesinden anlaşılamadığını, davacının İş Kanunu kapsamında çalışıp çalışmadığı hususunun belirsiz olduğunu, davacının 18.06.2010-20.06.2011 tarihleri arasında hayvan bakıcısı olarak diğer davalı şirket bünyesinde, 21.06.2011-16.08.2012 tarihleri arasında dava dışı... Şirketi bünyesinde çalıştığını, müvekkili tarafından her iki şirketten de ihale yoluyla 1 yıl süreyle hizmet alımı yapıldığı için yüklenici şirketlerin davacı ile kurduğu iş ilişkisinin de belirli süreli olduğunu, davacıyı işe alan ve çalıştıranın diğer davalı şirket olduğunu, sözleşme ve şartname gereği işin bizzat yüklenici veya kanuni vekili tarafından yürütülmesinin zorunlu olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında hukuki ilişki bulunmadığını, davacının taleplerini diğer davalı ve dava dışı...Şti 'nden talep etmesi gerektiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Davacıya ait sigortalı hizmet cetveli incelendiğinde 18.06.2011-20.06.2011 tarihleri arasında davalılardan ...Şirketi'nden, 20.06.2011-16.08.2012 tarihleri arasında ise dava dışı... Şirketi'nden adına çalışma bildirildiği görülmektedir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, dava dışı ... Şirketi'nden ihale yolu ile 1 yılllık hizmet alımı yapıldığını beyan etmiştir.
Davacı vekili, 29.04.2014 tarihli dilekçesinde; ... kayıtlarından davacının son olarak dava dışı ...'ın yanında sigortalı göründüğünü, husumette yanıldıklarını ve dava dilekçesinin bu işverene tebliğini talep ettiği saptanmıştır.
Davacı vekilinin bu talebi dikkate alınmaksızın, yargılamaya devam edilip karar verilmiştir.
Davacının talebi doğrultusunda ve 6100 sayılı HMK'nun 124. maddesi uyarınca husumette yanılma kabul edilerek, dava dilekçesi dava dışı... Şirketi'ne tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan ve delileri toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, davalı ...'den dava dışı ... Şirketi ile yapıldığı belirtilen hizmet alım sözleşmesi ve ilgili belgeleri de sunması istenmelidir.
2- Davada birden çok davalı bulunmasına karşın, hüküm altına alınan alacaklardan hangi davalı veya davalıların sorumlu olduğu belirtilmeksizin "davalıdan" tahsiline şeklinde hüküm kurulması infazda tereddüde neden olacağından 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesine aykırıdır.
3- Davalı ...Ltd Şti'nin gerekçeli karar başlığında ...Ltd Şti olarak gösterilmesi de doğru değildir.
4- Diğer taraftan her ne kadar dava dilekçesinde, davalı olarak ... Tarım İşletmesi gösterilmiş ise de, ... tarafından davaya cevap verilmiş ve deliler sunulmuş olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak ...'e bağlı işletmelerin tüzel kişiliği bulunmadığı gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında davalı olarak ... yerinde ...'nün gösterilmesi de bozma nedenidir.
5- Kararın gerekçesinde, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabul edilmesine karşın, davacı lehine aynı zamanda ihbar tazminatına da hükmedilmiştir. Mahkemenin kabulüne göre ihbar tazminatının hüküm altına alınması da isabetsizdir.
1. bentteki bozma gereği yerinde getirildikten sonra deliler toplanıp bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve feshin kim tarafından ne şekilde gerçekleştirildiği, haklı nedene dayanıp dayanmadığı saptanarak, davacının feshe bağlı kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alının temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.05.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.