Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

I. Şikâyetçi ... Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümlere ve Sanık ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelemesinde;
Kamu malına zarar verme suçu yönünden yokluğunda verilen ve 01.04.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 09.04.2021 tarihinde temyiz eden ve ayrıca görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından ise suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle temyize hak ve yetkisi olmayan şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak REDDİNE,

II.Sanıklar ... ve ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Sanık ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıkların Temyiz İstemlerinin İncelemesinde;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanların aşamalardaki beyanları, 02.11.2014 tarihli Olay Tespit Yakalama Tutanağı içeriği ve dosya kapsamından anlaşılan oluş şekline göre sanık ...'ın görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla kişiye karşı işlediği anlaşılmasına rağmen hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/2. maddesinin tatbik edilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre sanıkların temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

III.Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz İsteminin İncelemesinde;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında neticeten 11.660,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyet kararı verildiği anlaşıldığından Tebliğname'deki temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Mahkemece gerekçeli kararın değerlendirme kısmında sanığın katılan ...'e karşı önce polis merkezinin önünde araçtan indiği esnada hakaret ettiği, yaşanan arbede sonucunda sanık polis merkezinin içerisine alındıktan sonra aynı katılana karşı tekrar hakaret eylemini gerçekleştirdiğinin kabul edildiği ve bu şekilde zincirleme suç hükümleri uyarınca mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de dosya kapsamından anlaşılan oluşa göre sanığın devam eden arbede kapsamında kısa aralıklarla aynı kişiye karşı hakaret eyleminin ... bir hakaret suçuna vücut verdiği dikkate alınmadan zincirleme suç hükümleri uyarınca cezanın artırılması,
Kabule göre de;

2.Sanık hakkında tanzim olunan iddianamede hakaret suçu yönünden talep edilmediği anlaşılmasına rağmen sanığın ek savunması alınmadan 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226/2. maddesine aykırı davranılması,

3.Sanığın aynı eylemi aynı kişiye karşı birden fazla kez gerçekleştirdiği kabul edilmesine rağmen hüküm kısmında zincirleme suç hükümleri uygulanırken sanığın eylemi birden fazla kişiye karşı gerçekleştirdiği kabulüyle uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 43/1-2. maddesi olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.