Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle “yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek; davalı tarafın dayandığı T. Evvel 315 tarihli ve 56 sıra numaralı tapu kaydının geldisi olan Eylül 305 tarihli ve 29 ila 40 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parsel bulunup bulunmadığının tapu sicil müdürlüğünden sorulup varsa bu parsellerin tutanak suretleriyle tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler ve bir kısım davacılar arasında Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava dosyası getirtildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen şahıslar arasında seçilecek yerel bilirkişiler ile teknik bilirkişisinin katılımıyla taşınmazlar başında yeniden yapılacak keşifte, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması, özellikle davalı tarafın dayandığı tapu kaydının doğu hududunda gösterilen ... hududu ile davacı tarafın dayandığı tapu kaydının hududunda yazılı Çiftlik Kulesi, Harman Yeri ve Harman Kapısı hudutlarının tespit edilmesi; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığının etraflıca sorulup saptanması, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının komşu parsel tutanakları ile denetlenip yargılama sırasında toplanan delillerin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılması; teknik bilirkişiye, tapu kayıtlarının kapsamını belirtir, kayıtlardaki hudutları gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi; tapu kayıt malikleri ile davacı ve davalılar arasındaki kanuni ve akti bağın araştırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda "davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının çekişmeli 1498 parsel ... taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü ile 1506 parsel ... taşınmazın (E) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümlerini kapsadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 1498 parsel ... taşınmazın 26.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.311,59 metrekare, 1506 parsel ... taşınmazın (E) ve (F) harfleri ile gösterilen toplam 5.655,21 metrekarelik bölümlerinin hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... ve müşterekleri adına; aynı bilirkişi raporunda 1498 parsel ... taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 14.427,38 metrekare, 1506 parsel ... taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 1.904,24 metrekare ve (D) harfi ile gösterilen 1.658,92 metrekarelik bölümlerinin hüküm yerinde gösterilen payları oranında davalı ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili ve davacı ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL'nin temyiz eden ...'dan alınmasına, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL'nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.