Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 20.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14.03.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 16.03.2017 tarihinde ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri şartıyla salıverildiğini, yapılan yargılama sonucunda beraatine hükmedildiğini, gözaltına alınması ve ev hapsi nedeniyle ek ders, hafta sonu kurs, seminer ve sınav ücretlerinden mahrum kaldığını ve manevi olarak da zarara uğradığını belirtmiş, bu kapsamda 25.000,00 TL maddi ve 250,000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 20.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilip edilmediği belli olmadığından hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacı gözaltına alındığı tarihte görevinden ihraç edilmiş durumda olduğundan zararların tazminini isteme hakkının olmadığını, istenilen tazminatın hakkaniyet ölçüsünü aşan miktarda olduğunu, koruma tedbirlerinin uygulanmasına davacının kendi kusurlu davranışlarının sebep verdiğini ve davacının reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
3. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2018/232 Esas, 2018/300 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/326 Esas, 2019/65 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 02.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının gözaltı ve adli kontrol nedeniyle mahrum kaldığı ek ders, hafta sonu kurs, seminer ve sınav ücretlerinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine ve eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde " Davacı tarafından koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; dava dilekçesinde belirtildiği ve davacı tarafın da kabulünde olup, davalı vekilinin de cevap dilekçesinde itiraz olarak bildirdiği üzere; davacının 14/03/2017 tarihinde gözaltına alındığı, 16/03/2017 tarihinde tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliğine yapılıncaya kadarki dönemde 2 gün gözaltında kaldığı, daha sonrasında konutunu terketmemek şeklinde adli kontrol tedbirine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı taraf öğretmenlik görevinden dolayı elde ettiği maddi gelirlerin, gözaltı ve ardından adli kontrol tedbiri nedeniyle alamadığını iddia ederek maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; davacının gözaltı tarihinden daha öncesinde 07/02/2017 tarihinde idare tarafından KHK kapsamında mesleğinden ihraç edildiği, dolayısıyla maddi tazminat istemine konu olan kazançlarının kesilmesinin sebebinin gözaltı işlemi olmadığı anlaşılmakla; maddi tazminata ilişkin şartlar oluşmadığından bu yöndeki taleplerin reddine; davacının manevi tazminat taleplerinin dayanağı olarak 14-15/03/2017 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kalma ve 16/03/2017 - 04/01/2018 tarihleri arasında konutunu terketmemek suretiyle adli kontrol tedbirinin uygulanması sebebini ileri sürdüğü, CMK.nun 141.maddesinde hangi hallerde tazminat verileceğinin tahdidi olarak sayıldığı, Yüksek Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında CMK'nın 141.maddesindeki sayılanların tahdidi olduğu, genişletilmesinin mümkün olmadığı da belirtilmekle ve bu maddede sayılan sebepler arasında adli kontrol uygulanmasının sayılmadığından, adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle manevi tazminat talep edilemeyeceği ancak gözaltı işleminin CMK'nın 141.maddesinde sayılanlar arasında olduğundan 2 günlük gözaltı süresi dikkate alınarak davacının sosyal ekonomik durumu, beraat ettiği dosyadaki üzerine atılı suçun hukuki niteliği, tazminata konu işlemin gerçekleştiği tarihteki paranın satın alma gücü, gözaltında kaldığı süreler, hak ve nesafet ilkesi de nazara alınarak talep doğrultusunda takdiren 100 TL manevi tazminatın dava dilekçesindeki talep dikkate alınarak gözaltı tarihi olan 14/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş, bu yönde hüküm oluşturulmuştur." denilmektedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 1.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/39 Esas – 2018/75 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 14.03.2017 - 16.03.2017 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.04.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebilecek haller 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasında tahdidi olarak sayılmış olup adli kontrol tedbirinin bunlar arasında sayılmadığı, dolayısıyla davacının adli kontrol altına alınması sebebiyle tazminata hükmedilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin adli kontrol nedeniyle de tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3. Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre davacının mahrum kaldığı ek ders, hafta sonu kurs, seminer ve sınav ücretleri gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu bedellerin maddi tazminat olarak ödenmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
4. Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 20.07.2018 yerine 30.07.2018 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
5. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık bulunmamış ve tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.01.2019 tarihli ve 2018/326 Esas, 2019/65 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.