DAVACILAR: ... Mirasçıları:
1.... vekili Avukat ...
2....
3....
(... Mirasçıları)
4....
5....
6....
7.... vekili Avukat ...
TEREKE TEMSİLCİSİ: ...
İstinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 352 nci maddesi gereğince usulden reddine
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 352 nci maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankadaki euro hesabında bulunan 85.935,00 euronun internet üzerinden gerçekleştirilen transfer ile ... hesabına transfer edildiğini, bu kişinin davacının torununun eşi olup eylemi birlikte gerçekleştirdiklerini, müvekkilinin araları açık olduğundan ... süredir torunu ile görüşmediğini, Banka çalışanlarının yardımı olmadan transferin gerçekleşemeyeceğini, veya Bankanın güvenliğindeki açık ve zaaftan yararlanıldığını, bu durumda işlemi gerçekleştirenler ile Bankanın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek 85.935,00 euronun vade tarihine kadar tahakkuk edecek faizi de belirlenip eklenmek suretiyle olay tarihinden itibaren döviz üzerinden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayın aile için dolandırıcılık olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tüm güvenlik önlemleri doğrulanarak gerçekleştirilen bir işlemin müvekkilinin kusurundan kaynaklandığının iddia edilemeyeceğini, Bankanın sorumlu tutulamayacağını, şifre, kod ve benzeri kimlik belirleyici yönetmelerin gizli tutulmasının ... hamilinin sorumluluğunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile EFT işlemlerinin tüm güvenlik önlemleri doğrulanarak ve şifre kullanılarak gerçekleştirildiği, davalı bankanın kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar ..., ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin sesinin taklit edilerek paranın havale edildiğini, tüm güvenlik önlemlerini almayan Bankanın sorumlu tutulması gerektiğini, bilirkişi raporu alınmadığını, hak sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın muris tarafından açıldığı, yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları ... ve ... adlarına vekaletname sunulduğu, yargılama sırasında ...’in de vefat ettiği, onun mirasçıları adına da vekaletname ibraz edildiği, ancak diğer mirasçılar adına vekaletname sunulamadığı, Mahkemece davacıya terekeye temsilci tayini davası açılması için süre verildiği, Sulh Hukuk Mahkemesi’nce muris terekesine bu dava ile sınırlı olmak üzere ...’in tereke temsilcisi olarak atanmasına dair kararın kesinleştiği, Mahkemece ara karar ile ... kişilere açılan davanın tefrik edildiği, murisin mal varlığına ilişkin olarak mirasçıları arasında iştirak halinde mülkiyet söz konusu olduğundan davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu, nitekim terekeye temsilci tayini suretiyle işbu davaya devam edildiği, bu durumda mirasçılar adına temsil yetkisi tereke temsilcisinde olup, hükmün ancak tereke temsilcisince istinafa götürülebileceği, bir kısım davacılar vekili davacılar adına istinaf dilekçesi sunulmuş ise de, söz konusu vekilin istinaf etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle bir kısım davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 352 nci maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu olayda tüm güvenlik önlemlerini yerine getirmeyen Bankanın sorumluluğun olduğunu, murisin sesi taklit edilerek havale işlemi yapıldığını, bilirkişi raporu alınmadığını, mevduat sahibinin alacağının aynen devam ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 352,370 ve 371 ... maddeleri.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, temyiz edenlerden alınan temyiz başvuru harcı ve temyiz ilam harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine.
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.