SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra dosyaya sunduğu 15.06.2022 tarihli dilekçesinde temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde bulunduğunun anlaşılması ve eski hale getirme istemi hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede; hüküm tarihinde cezaevinde bulunan sanığa yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup, anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa okumak/almak suretiyle tebliğ edildiği, bu işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu anlaşıldığından, sanığın öğrenme üzerine sunduğu 15.06.2022 tarihli eski hâle getirme ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
I. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adlî para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II.Sanık Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.