Esastan ret
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı ... kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki ... ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, 2018/63037 kod numarasını ... başvuruya müvekkilince yapılan itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin ... ibareli birçok marka üzerinde hak sahibi olduğunu, ..., ... ve Anadolu olmak üzere 3 adet ana markayla ve 45 yıllık tecrübesiyle tüketicilerin güvenini kazandığını, nezdindeki itirazlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince kabul edilmesi gerekirken reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markasıymış gibi algılanacağını, davalının tescilini istediği sınıf ile müvekkili markalarının tescilli olduğu sınıfın aynı olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-4618 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2018/63037 başvuru numaralı ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davaya konu marka başvurusunun iki kelimeden oluştuğunu ve ad – soyadı görünümünde bulunduğunu, davacı markaları ile davalı marka başvurusunun gerek görsel ve fonetik, gerekse anlamsal açıdan farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/63037 tescil sayılı ve ... ibareli marka ile davacı markaları arasında 29. sınıfta yer ... Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. malları bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olduğuna dair dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerin yeterli olmadığı, dolayısıyla tanınmışlık gerekçeli itirazın yerinde görülmediği, davacının, marka işlem dosyası kapsamında davalı markasının kötüniyetli tescil talebine konu olduğu yönünde ispata elverişli delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... ibareli markaların Türkiye'nin hemen hemen her ilinde, çok eski tarihlerden bu yana ciddi ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, bu nedenle ... ibareli markalarının ayırt ediciliğinin daha da güçlendiğini, davalının tescilini istediği marka ile müvekkiline ait markalar arasında, görsel, işitsel, anlamsal açıdan ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu ve seri marka olarak algılanacağını, baskın unsur ve ilk kelime olarak ... ibaresinin kullanılmasının iltibas tehlikesini artıracağını, ŞEN kelimesinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davaya konu markanın 29. sınıftaki malları kapsamakta olup bu sınıftaki ürünlerin fazla zaman ayırmadan alalade bir inceleme ile satın alındıklarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ... asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun ad-soyad markası olduğu ve taraf markalarında ortak olarak yer ... ... ibaresinin ülkemizde sıklıkla karşılaşılan bir kişi ismi olması nedeniyle ayırt ediciliği zayıf bir ibare bulunduğu, ŞEN ibaresinin başvuruya ayırt edicilik kattığı ve markanın baskın unsuru olduğu, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı Genel Mahkemesinin soy isimlerinin yaygın kullanıma konu olmadığı ve ... bir kişi isim ve soy ismi olmadığı durumlarda, isim ve soy isimden oluşan markalarda, soy isimlerinin isme göre daha baskın unsur olduğunu kabul ettiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09.09.2019 tarih, 2018/3515 E., 2019/5135 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.