Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili; 13.01.2010 tarihinde davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın, davacılardan ...'in sürücüsü ve davacı ...'in yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada davacıların yaralandıkları ve maluliyetlerinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı yönünden 1.000,00'er TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 10.06.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini davacı sürücü ... için 24.986,30 TL ve davacı yolcu ... için 22.496,24 TL olarak arttırmıştır.

Davalı ... vekili; maluliyetleri kabul etmediklerini, davacı tarafa yeterli ödemenin yapıldığını, davalı ... şirketinin poliçe limiti ve araç sürücüsünün kusuru oranında sınırlı sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemenin 05.11.2015 tarihli ve 2014/191 Esas, 2015/1471 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporu benimsenerek davacı ... için 24.986,30 TL'nin ödeme tarihi olan 26.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, davacı ... için 22.496,24 TL'nin ödeme tarihi olan 25.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 2016/4757 Esas, 2019/823 Karar sayılı ilamı ile "...Mahkemece alınan Çukurova Üni. Tıp Fak. Adli Tıp ABD Başkanlığı'nın raporunda davacı ...'in yaralanması nedeniyle genel beden gücünden %24, İskenderun Devlet Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulunca düzenlenen raporda ise % 19 oranında (10 hipertansiyon + 9 yaralanma nedeniyle) kaybettiği belirlenmiştir. Mahkemece davacı ...'de oluşan maluliyet oranının %24 olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ve sonucuna göre hüküm kurulmuştur. Her iki rapor arasında açık ve büyük oranda bir çelişki bulunduğu anlaşılmakla, mahkemece, çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Çalışma hayatının sona erdiği pasif dönemde elde edilecek gelir düzeyinin yalnızca çalışan kişiler için öngörülen asgari geçim indirimi (AGİ) uygulanmaksızın asgari geçim indirimsiz asgari ücret düzeyinde gelir sağladığının kabul edilerek buna göre hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece davacı ... yönünden hükme esas alınan raporda pasif dönem hesabında, AGİ eklenmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması da doğru olmamıştır." gerekçesiyle kararın bozulmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince alınan 03.11.2021 tarihli ek rapora göre davacı ... için 2.602,00 TL geçici iş göremezlik, 32.058,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik, davacı ... için 3.579,00 TL geçici iş göremezlik, 38.668,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davanın sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan zararlar için açıldığı ve bozmadan önceki kararda hükmedilen tazminat miktarları için davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ... için 24.986,30 TL'nin ödeme tarihi olan 26.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine, davacı ... için 22.496,24 TL'nin ödeme tarihi olan 25.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası oluşturulan yeni karara itiraz ettiklerini, davacı ...'in maluliyet oranını kabul etmediklerini ve hesaplama yönteminin hatalı olduğunu belirtmiştir.

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacıların sürekli iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 ve 46 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.