Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların asıl borçlu Malatya Modern Yapı İnş. Müh. Mim Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin müşterek borçlusu müteselsil kefili konumu olduklarını, asıl borçlu tarafından borcun ödenmemesi üzerine davalılara 08.11.2017 tarihinde ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, davalılar aleyhine Malatya İcra Müd.'nün 2017/41486 E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borca ve ferilerine itiraz etmeleri nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça talep edilen faizin çok fahiş olduğunu, aynı borç kalemi için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip bulunduğunu, davacı bankanın müvekkilleri tarafından verilen bonoları takibe koymadan, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu sonuçlanmadan takip başlatmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı şirket arasında Kredi Genel Sözleşmesi akdedildiği, davalı/ kefillerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan Kredili Mevduat Hesabı, Rotatif (BCH) Kredilerin ve Kredi Kartı borçlarının ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın hesabı kat ettiği ve borcun muaccel hale geldiği, davalılar hakkında takip başlattığı, davalıların itirazı ile takibin durduğu iş bu dava ile itirazın iptalinin talep edildiği, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile bilirkişiden rapor alındığı, davacı bankanın asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, asıl borçlunun gecikmeye düşmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması ile müteselsil kefiller hakkında takip başlatıldığı, takipten sonra yapılan ödemelerin takip dosyası üzerinden infaz aşamasında değerlendirilebileceği, davalıların 5.600.776,98 TL ana para, 1.455.984,23 TL işlemiş faiz, 41.828,30 TL BSMV, 1.562,50 TL masraf olmak üzere toplam 7.100.152,01 TL'den sorumlu oldukları, alacağın likit ve muayyen olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, borcun ödenmemesi üzerine 7.262.526,05 TL icra takibi başlatıldığını, müvekkili alacağının eksik hesaplandığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ..., bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu ve faiz ve fer'ilerin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.