Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Kısmen kabul
Davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 25.000 maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 7.347,82 TL maddi ve 8.000 TL manevi tazminatın haksız işlem tarihi 29.12.2012 tarihinden itibaren tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ve vekalet ücretine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/158 Esas 2014/481 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçundan 29.12.2012-19.09.2013 tarihleri arasında 264 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.01.2016 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile 04.05.2016 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak "6.702,69" TL'nin gelir kaybı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davacının talebini dava dilekçesinde haksız tutuklama tedbiri ile sınırlama yaptığı gözetilmeksizin maddi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren hesaplama yapıldığı hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda bu miktarın üstüne kalacak şekilde "7.347,82" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davalı aleyhine fazla maddi tazminata hükmolunması,
2-Davacı vekilinin dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminatlara tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi yönünde talebi bulunmasına rağmen mahkemece davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara gözaltı tarihi olan 29.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği maddi tazminat miktarının belirlendiği bölümünde yer alan "7.347,82" TL ibaresinin, "6.702,69" TL ibaresiyle ve hükümde maddi ve manevi tazminata ilişkin bölümünde yer alan "29.12.2012" ibaresinin çıkarılarak yerine "02.01.2013"ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2024 tarihinde karar verildi.