Esastan ret
Taraflar arasındaki istirdat, tazminat ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 20.02.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın davacı şirketin sahibi ve yetkilisi olduğunu, davacı şirket tarafından davalı ... Ronay'a İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, 1056 ada, 33 parselde kayıtlı 1,2,3,4 nolu bağımsız bölümlerden ibaret 4 parça taşınmazın 12.12.2007 tarihinde ipotekli olarak satıldığını, ipotek bedelinin ilgili bankaya müvekkilleri tarafından yatırıldığını, ancak kredi borcu olması nedeni ile banka tarafından ipoteğin kaldırılmadığını, davalının bu durumdan müvekkilini sorumlu tutması nedeni ile keşidecisi davacı şirket olan Halk Bankası Unkapanı Şubesi'ne ait 07.02.2008 ödeme tarihli, 300.000,00 TL tutarlı çekin davacı ... tarafından ciro edilerek "Teminat Çeki" olarak davalıya verildiğini, ancak davalının bu çeki 3 üncü kişiye ciro ederek İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2008/4312 E. sayılı dosyası ile davacılar aleyhine icra takibi başlattığını, aynı çek ile ilgili mükerrer olarak Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2013/10329 E. (Eski esas: 2008/1671) sayılı dosyasında da takip yapıldığını, bu icra dosyalarından alınan geçici aciz vesikaları ile müvekkillerinin 3 üncü kişilere satış yaptığı taşınmazlar yönünden tasarrufun iptali davaları açıldığını, davacıların çekin iade edilmesi için ve bankaya olan kredi borçlarının ödenerek ipoteğin çözülmesi için davalıya bir taşınmazı yarı bedeline olarak devir ettiklerini, devir nedeni ile bakiye 110.000,00 TL'nin davalı tarafından bankaya davacıların kredi borçlarına karşı yatırılması kararlaştırılmasına rağmen davalı tarafından bu ödemenin ne bankaya ne de davacılara yapılmadığını iddia ederek davanın kabulüne, davalıya verilen Halk Bankası Unkapanı Şubesi'ne ait 07.02.2008 ödeme tarihli, 3532744 numaralı, keşidecisi Yılmaz Konut İnş. Ltd. Şti. olan çekin teminat çeki olarak verildiği ve bu çek nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, teminat çekinin ciro edilmesi nedeni ile oluşan zararların tespiti ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 400.000,00 TL'nin müvekkili aleyhine icra takiplerinin başladığı 15.02.2008 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine, çekin icraya konulmasından sonra müvekkilinin Halk Bankası'na olan kredi borcunun davalı tarafından ödenmesi ve teminat çekinin iadesi için davalıya devir edilen taşınmaz bedelinden kalan 110.000,00 TL'nin 14.10.2008 taşınmaz devir tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine, davalının taraflar arasındaki sözleşmelere uygun davranmaması ve kötü niyetli olarak teminat çekini ciro ederek kullanması nedeni ile davalı aleyhine çek üzerinde yazılı miktarın %20'si oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, 1056 ada, 33 parsel sayılı arsa üzerinde inşaa edilmiş olan binanın 50/349 arsa paylı 1 inci kat, 2 nolu konfeksiyon atölyesini davacı şirketten satın aldığını, taşınmaz üzerinde 19.10.2007 tarih, 21/134 yevmiye numarası ile Türkiye Halk Bankası Unkapanı Şubesi lehine 1 inci derecede 600.000,00 TL bedelli üst sınır (teminat ipoteği) mevcut olduğunu, davacı şirketin bu ipoteğin fekki için bankaya başka bir taşınmazı teminat olarak göstermek sureti ile ipoteği fek edeceğini söylediğini, ancak taşınmazın müvekkiline satış yolu ile devrinin yapılmasına rağmen davacının taahhüdünü yerine getirmediğini, müvekkilinin davacılar ve banka şubesi ile yaptığı birçok görüşmenin ardından banka şubesine o tarihteki mevcut borç olan 300.000,00 TL'nin ödenmesi ve 20.10.2008 tarihine kadar başka bir taşınmazın teminat olarak gösterilmesi şartı ile müvekkilinin satın aldığı taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldıracağını söylediğini ve tarafların bu konuda anlaştıklarını, davacıların nakit sıkıntıları olduğunu söyleyerek 300.000,00 TL'lik ipotek borcunu davalının ödemesini, buna karşılık olarak kendisine aynı tutarda çek vereceklerini söylediğini, müvekkilinin banka şubesine 300.000,00 TL'lik ipotek borcunu Finansbank Şubesi'ne ait 39299010 hesap numaralı, 0311505 seri numaralı, 300.000,00 TL tutarlı bloke çekini ödediğini, bu ödemeye karşılık davacılar tarafından kendisine davaya konu Halk Bankası Unkapanı Şubesi'ne ait çekin verildiğini, bu çekin teminat çeki olmadığını, çek nedeni ile icra dosyasına ödenen paranın iadesinin icra dosyası alacaklısından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, takip ve dava konusu olan çekin teminat çeki olmadığını, müvekkilinin davacıların ilgili banka şubesine olan 300.000,00 TL tutarındaki ipotek borçlarını kendi şahsi çeki ile ödediğini ve yaptığı bu ödemeye karşılık olarak davacılardan davaya konu çekin alındığını, davaya konu talebin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, müvekkilinin ikinci ciranta olup çekteki temel ilişkiye taraf olmadığını, icra marifeti ile yapılan tahsilatların müvekkiline değil takip alacaklısına yapıldığını, bu nedenle pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, davaya konu çekin 3 üncü şahıs tarafından takibe konulduğunu, ilgili çek hakkında yapılan icra takibinde müvekkilinin davacılar ile birlikte borçlu durumunda olduğundan davacı borçlunun kendileri gibi aynı icra takibinde borçlu olan müvekkiline karşı kötü niyet tazminatı talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.10.2007 tarihinde davacı ... Konut İnşaat. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, Bağcılar Köyü'ndeki 1056 ada, 33 parsel 1 inci kat, 2 nolu bağımsız bölümde konfeksiyon atölyesinin kat irtifakına ayrılan 50/349 arsa payının tamamı üzerine davacı şirketin Türkiye Halk Bankası A.Ş.'den kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını oluşturmak üzere 1 inci derecede fekki alacaklı banka tarafından bildirilinceye kadar 600.000,00 TL bedel ile üst limit ipoteği tesis edildiği, 10.10.2007 tarihinde davacı şirket ile Halk Bankası Unkapanı Şubesi arasında 600.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği ve davacı şirkete toplam 300.000,00 TL ticari kredi kullandırıldığı, ipotekli taşınmazın 12.12.2007 tarihinde davacı şirket tarafından davalı ...'ya satış yolu ile devrinin yapıldığı, davacı şirketin 300.000,00 TL tutarındaki ipotek borcunun davalı ... tarafından Finansbank Şubesi'ne ait 39299010 hesap numaralı 0311505 seri numaralı 300.000,00 TL tutarlı bloke çek ile tahsil edildiği, bu işleme ilişkin olarak bankanın "Şubemiz müşterisi Yılmaz Konut İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin teminatını oluşturan ipotek bedeli için Finansbank Şubesi'ne ait bloke çek teslim alınmıştır." açıklaması bulunan 12.12.2007 tarihli, 135 sayılı belgeyi davalı ...'ya verdiği, davalı ...'nın ödemeye rağmen ipoteğin kaldırılmaması nedeni ile Türkiye Halk Bankası A.Ş. aleyhine açtığı davada, ipoteğin terkinine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davalının ipoteğin kaldırılması için bankaya yapmış olduğu ödemeye karşılık olarak davacı tarafça kendisine Halk Bankası A.Ş. Unkapanı Şubesi'ne ait 300.000,00 TL bedelli çekin verildiğini beyan ettiği, esasında olayların akışının da bu beyana uygun olduğu, davacının ise davaya konu çekin davalıya teminat çeki olarak verildiğini iddia ettiği, ancak çekin teminat olarak verildiği iddiasını çeke açıkça atıf yapan bir sözleşme ile ispat edemediği, ispat için dosyaya sunmuş olduğu çek fotokopisi, protokol ve sözleşme başlıklı belge ile davalının bankaya yapmış olduğu ödeme ile ilgi kurulamadığından davalı açısından bağlayıcı olmadığı, davanın niteliği itibari ile yazılı delil ile ispatlanması gerektiğinden ve davalı vekilinin davacı tarafın tanık dinletme talebine muvafakat etmemesi nedeni ile davacı tarafın tanık dinletme talebinin kabul edilmediği, bu durum karşısında davacının delilleri arasında yemin delilini de göstermiş olması nedeni ile yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacının yemin teklifinde bulunmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin ret gerekçesi dayanağının, davaya konu çekin teminat çeki olarak verildiğinin davacı tarafından ispat edilemediği, 300.000,00 TL tutarlı çekin esasen davalı tarafından ipoteğin kaldırılması için bankaya bloke çek verilmesi oluşturduğunu, İlk Derece Mahkemesinin delillerin değerlendirilmesinde hataya düştüğünü, dosyaya delil olarak sunulan 07.05.2008 tarihli protokolün, taraflarla birlikte Halk Bankası arasında yapıldığını, protokol tarihinin 07.05.2008 olduğunu, bu protokolde davalı tarafın açıkça 07.02.2008 tarihli, 3532744 nolu, 300.000,00 TL tutarlı çekin tüm tedbirler kaldırılmak suretiyle ...'a teslim edileceğinin taraflarca kabul edildiğini, bu protokole göre davacıların, Halk Bankası'na olan kredi borçlarını ödeyeceklerini, Halk Bankası tarafından davalıya devir edilen taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılacağını ve çekin tüm haciz ve tedbirler kaldırıldıktan sonra davacıya teslim edileceğini, bu protokolden sonra Halk Bankası'na davalı tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının müzekkere ile sorulduğunu, 18.07.2018 tarihli cevapta ödemelerin davacılar tarafından yapıldığının ve ... tarafından ödeme yapılmadığının açıkça belirtildiğini, dava dilekçesinde temel ilişki olarak belirttiğimiz taraflar arasındaki taşınmaz alım satım işlem tarihinin 12.12.2007 olduğunu, bu durumda taşınmaz bedelinden bir kısımının alıcı tarafından bankaya ipoteğin kaldırılması için ödenmesinin olağan hayat akışı olduğunu, davaya konu çekin 2007'de ödeme yapılan bedelle ilgisi olmadığının 07.05.2008'de yapılan protokol ile sabit olduğunu, ipotek bedelinin, taşınmaz satışı sırasında bankaya ödenmesine rağmen Halk Bankası'nın davacının diğer kredi borçları nedeni ile satışı yapılan taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırmaması nedeni ile bankaya olan borçların davacı tarafından ödeneceği, ödenmemesi hâlinde teminat olması için 300.000,00 TL çekin davalıya verilmiş olmasının işlem tarihleri ile açıkça ortada olduğunu, davalının taraflar arasında satışı yapılan taşınmaz üzerindeki ipoteğin, hiçbir bedel ödemeden Mahkeme kararı ile kaldırılmış olmasının da yine beyanları doğruladığını, davacıya ait taşınmazın davalıya satıldığını, satış bedelinin bir kısmı davalı tarafından alım satım sırasında Halk Bankasına ödenmiş, ancak Halk Bankası ipoteği kaldırmamasının, kaldırmama sebebi olarak da davacının diğer borçlarını göstermesi nedeni ile davaya konu çekin davalıya teminat olarak verilmek zorunda kalındığını, aksi yorumun taraflar arasında 07.05.2008 tarihinde yapılan protokole uygun olmadığından Mahkemece delillerin yorumlanmasında hataya düşüldüğünü, davacı ...'ın, inşaat işi ile iştigal etmekte olup Yılmaz Konut İnş. San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti.'nin de sahibi olduğunu, davacı şirket tarafından davalıya İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, 1056 ada, 33 parselde kayıtlı 1,2,3,4 numaralı bağımsız bölümlerden ibaret 4 adet gayrımenkulün 12.12.2007 tarihinde ipotekli olarak satıldığını, ipotek bedelinin Halk Bankası'na yatırıldığını, ancak kredi borcu olması nedeni ile banka tarafından ipoteğin kaldırılmadığını, bu durumdan müvekkilleri sorumlu tutulduğundan keşidecisi Yılmaz Konut İnş. Ltd. Şti. olan, Halkbankası Unkapanı Şubesi'ne ait 07.02.2008 ödeme tarihli, 300.000,00 TL tutarlı çekin, şirket yetkilisi olan davacılardan ... tarafından ciro edilerek "TEMİNAT ÇEKİ" olarak davalıya verildiğini, çekin teminat çeki olduğuna dair diğer yazılı delilerin Mahkemece dikkate alınmadığını, delil listesi ekinde sunulan çek fotokopisinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki bu durumun çekin fotokopisinin üzerine yazıldığını ve davalı tarafından da imza altına alındığını, çek fotokopisinin üzerinde " İş bu çek Yılmaz Konut İnş. Ltd. Şti. tarafından Halkbankası, Unkapanı Şubesine olan kredi borcu nedeniyle ...'ya teminat olarak verilmiştir." yazılı olduğunu, çekin teminat çeki olduğu ve müvekkilinin bankaya olan kredi borçlarını ödedikten sonra bankanın ipoteği çözmesinin teminatı olarak verildiğinin açık olduğunu, delil listesi EK-3 sunulan sözleşmede, taşınmazın 230.000,00 TL'ye sayıldığını, bu miktarın 120.000,00 TL'sinin nakit, 110.000,00 TL'sinin ise Halkbankası Unkapanı Şubesi'ne yatırılacağı, Halkbankası Unkapanı Şubesine, Yılmaz Konut İnşaat San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. 'ne ait 300.000,00 YTL çek, 07.02.2008 tarihli, 3532744 nolu çekten dolayı Havva Karagöz Çokyaşar'dan bu çekten dolayı açtığı bütün davaları geri çektirip çeki ...'a iade edeceği ve bu çekin krediye karşılık teminat çeki olarak verildiğinin yazıldığını, iş bu sözleşme davalı ..., davacı ... ve taşınmazı devir eden ... arasında yapıldığını ve imza altına alındığını, esasen bu sözleşme ile davalının çeki muvazaalı olarak ciro ettiği ve üçüncü kişi üzerinden icra takibi yapmak suretiyle müvekkilinin dava açmasını engellediğinin anlaşıldığını, yazılı deliller bulunmasına rağmen bu delillerin Mahkeme tarafından delil başlangıcı olarak dahi değerlendirilmediğini ve talep olmasına rağmen bu belgelerde isimleri bulunan tanıkların dinlenmediğini, İstanbul C. Başsavcılığının 3016/40340 soruşturma dosyasında, davacılar tarafından yapılan bedelsiz senedin kullanılması suçu ile ilgili olarak davalının 09.05.2016 tarihinde ifadesi alındığını ve davalının ifadesinde iş bu çekin ipotek sebebiyle alacaklı olması nedeni ile kendisine verildiğini beyan ettiğini, davalıya, müvekkilleri tarafından devir edilen taşınmazlar üzerindeki ipoteğin Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/557 E., 2012/335 K. sayılı dosyasında verilen karar ile kaldırılmış olduğunu davacıların 18.01.2016 tarihinde öğrendiklerini, davalı tarafından Halk Bankası aleyhine açılan iş bu dosyada ipotek bedeli daha önceden ödendiği için davalı tarafından hiçbir bedel ödenmeden ipoteğin Mahkeme kararı ile kaldırıldığını, Halk Bankası'nın davacıların diğer kredi borçlarına istinaden ipoteği kaldırmamış olmasının tüm sıkıntılarını davacıların çektiğini, davalı, ipoteğin kaldırılmasını dava yoluyla sağlayacağını bilmesine rağmen teminat çekini üçüncü kişiye ciro ederek müvekkili aleyhine icra takipleri ve davalar açtığını, davalının savcılıktaki soruşturma dosyasına verdiği ifadede, bu ipoteğin kaldırılması için 400.000,00 TL civarı hatta daha fazla "masraf" yaptığını savunduğunu, ifadesinde ipotek bedelini ödediğine dair bir beyan olmaması ve masraf adı altında kendisini alacaklı göstermesinin çekin karşılığının olmadığını ve teminat çeki olduğunu gösterdiğini, 18.10.2018 tarihli oturumda 1 ve 2 nolu ara kararlar yerine getirilmesi sonrasında 3 nolu ara karar ile "tanık dinletme talebi hakkında celse arasında karar verilmesine" karar verildiğini, bu duruşmadan sonra heyetin değiştiğini ve tanık dinlenmesi taleplerinin reddedildiğini, yazılı delillere rağmen tanık dinletme talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin ret gerekçesinde ayrıca, delil olarak sunulan sözleşmeler ile dava konusu çek arasında atıf yapan bir belge sunulmadığını belirttiğini, davalı tarafın imzasını taşıyan tüm belgelerde çek bilgileri, çek numarası, çek miktarının açıkça yazdığını, davalı tarafın, kendilerince sunulan sözleşmelere konu olan çekin başka bir çek olduğuna dair bir savunmaları da bulunmadığını, davaya konu çek üzerinde teminat olduğu yazmadığını, ancak çekin tüm bilgilerinin yazıldığı sözleşmelerde çekin teminat çeki olduğunun açıkça davalı tarafından kabul edildiğini, delil olarak sunulan ve davalının imzasını taşıyan sözleşmelerin davaya konu çekle ilgili olduğunun sabit olmasına rağmen Mahkemenin gerekçesinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından dava dışı Halk Bankası aleyhine ipoteğin kaldırılması istemli açılan davada alınan bilirkişi raporunda, davalının davacı şirket kredi borcu nedeniyle vermiş olduğu yukarıdaki paragrafta ayrıntısı belirtilen çek kapsamında, kredi borcunun sona erdiğinin, bu nedenle satışa konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması gerektiğinin belirtildiği, Mahkemece de bilirkişi raporundaki hesaplama ve tespitler ışığında, davacı şirket tarafından davalıya ipotek ile satılan taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği, davacıların davalıya keşide ve ciro yapılarak verilen dava konusu çekin taşınmaz üzerindeki ipoteğin kredi borçları nedeniyle banka tarafından kaldırılmaması nedeniyle teminat olarak davalıya verildiğini, çekin teminat çeki olduğunun dosyaya sunulan çek fotokopisinden, taraflar ve banka tarafından imzalanan protokol içeriğinden ve yine dava dışı ... ile taraflar arasında imzalanan belge ile sabit olduğunu, davalının bankaya verdiği çekin ise taşınmaz satış bedeli kapsamında (taşınmaz satış bedeline mahsuben) davacıların kredi borcu nedeniyle bankaya verildiğini ileri sürdüğü, buna göre davalı tarafından verilen çekin taşınmaz satış bedelinden mahsup edilen tutar olduğu yönündeki iddianın davacı yanca kanıtlanması gerektiği, ancak bu çekle ilgili banka müzekkere cevabı ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/557 E., 2012/335 K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve Mahkeme karar içeriği gözetildiğinde davacılar tarafından davalının bankaya verdiği ihtilafsız olan çekin, taşınmaz satış bedelinin bir kısmı olduğu (taşınmaz satış bedeline mahsuben) hususunun kanıtlanmadığı gibi taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasının davalının bankaya verdiği çek ödemesi sonucu yargı kararı ile sağlandığı da gözetildiğinde davanın reddi kararının isabetli olduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, davacılar vekilince davalıya devir edilen Güngören Mah., 18 ada, 13 parsel, 12 bağımsız bölümün satışı nedeniyle 110.000,00 TL'nin davalı tarafından davacılar lehine banka kredi borcu nedeniyle bankaya yatırılması gerektiği, ancak davalının bu ödemeyi de yapmadığı, bu konuda tanık dinletme isteminin reddedildiği ileri sürülerek kararın istinaf edildiği, söz konusu taşınmazın tapuda üçüncü kişi tarafından davalıya satış ve devrinin yapıldığı, dosyaya celp edilen tapu satış belgesinden satış bedelinin satıcı tarafından nakden alındığı şerhi dikkate alındığında Mahkemece resmi satış senedine karşı tanık dinlenmemesi de isabetli olup aksi yöndeki istinaf nedeninin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve dosyaya sunulan belgelerle dava konusu çekin teminat çeki olduğunun ispat edildiğini, davalı tarafından 07.05.2008 protokol tarihinden sonra bankaya bir ödeme yapılmadığının gelen yazı cevabı ile sabit olduğunu, yine davalının devir aldığı taşınmaz çerçevesinde bankaya 110.000,00 TL ödeme de yapmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin taraflar arasındaki protokol ve sözleşmeleri yanlış yorumladığını, tanık dinlenmemesinin doğru olmadığını, davalının taşınmaz satımı sırasında taşınmaz satımına mahsuben blokeli çek vermesinin dava konusu çek ile ilgisi olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, davacı şirketin keşidecisi, diğer davacının lehtar cirosu ile davalıya verilen Halk Bankası Unkapanı Şubesi'ne ait 07.02.2018 keşide tarihli, 3532744 numaralı, 300.000,00 TL tutarlı çekin davalıya teminat olarak verildiği iddiasına dayalı bu çek nedeniyle İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2008/4312 E. ve Bakırköy 8. İcra Müdürlüğünün 2013/10329 E. sayılı icra takipleri kapsamında davacının uğradığı zararların tahsili ve İstanbul Güngören İlçesi, 18 ada, 3 parsel, 12 numarada kayıtlı taşınmazın devri nedeniyle davacı alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 881 ve devam eden maddeleri.
1.Dava dosyasının ve özellikle davalı ... tarafından dava dışı Halk Bankası aleyhine açılan ipoteğin fekki davasında sunulan bilirkişi raporlarının incelenmesinden; davacı şirket tarafından davalı ...'ya dava konusu taşınmazın 12.12.2007 tarihinde ipotekli olarak satıldığı, aynı tarihte davalının dava dışı ipotek hakkı sahibi bankaya ipoteğin kaldırılması için taşınmaz satış bedeline de mahsuben 300.000,00 TL bedelli çek verdiği, çek bedelinin banka tarafından tahsil edildiği, tahsil edilen bedelin ipoteğin teminat altına aldığı kredi borcunun kapatılması için kullanılması gerekirken davacı şirketin hesabına aktarıldığı ve davacı şirket tarafından kullanıldığı, tahsil edilen çek bedelinin kredi borcunun kapatılmasında kullanılmaması nedeniyle davalının satın aldığı taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığı, bu arada tarafların ipoteğin kaldırılmasını temin için aralarında protokol akdettikleri, ancak bu protokol kapsamında olmaksızın davalı ...'nın açtığı ipoteğin fekki davası sonucunda Mahkeme kararı ile davalı ... tarafından dava dışı ipotek hakkı sahibi bankaya 12.12.2007 tarihinde verilen çek dayanak alınarak (dava dışı bankanın ...'ya o tarihte verdiği belge çerçevesinde) davalı ... tarafından başkaca bir ödeme yapılmadan (sadece 14.000,00 TL civarında bakiye bir ödeme yapıldığı ipoteğin fekki dava dosyasından anlaşılmaktadır) ipoteğin kaldırıldığı, davalı ... vekilinin savunduğu şekilde ipoteğin kaldırılmaması sürecini takiben davalı tarafından verilen bir çekin bulunmadığı, davalı ...'nın ipotek hakkı sahibi Halk Bankası'na verdiği bir adet 300.000,00 TL bedelli blokeli çek olduğu, bu çekin de satış tarihinde dava dışı Halk Bankası'na verildiği, davalı vekilinin protokolden sonra ipoteğin kaldırılması için dava dışı bankaya 300.000,00 TL çek verildiği savunmasının dosya içeriği ile örtüşmediği, bu sebeple satış tarihinde davalı ... tarafından dava dışı bankaya verilen 300.000,00 TL bedelli blokeli çekin satış bedeline mahsuben ve ancak ipoteğin de kaldırılması için verildiği anlaşılmaktadır.
2.İpoteğin satışı takiben kaldırılmaması nedeniyle taraflar arasında akdedilen protokol kapsamında ipoteğin kaldırılmasını temin için keşidecisi davacı şirket olan Halk Bankası Unkapanı Şubesi'ne ait 07.02.2008 ödeme tarihli, 300.000,00 TL tutarlı çekin davacı ... tarafından ciro edilerek teminat çeki olarak davalıya verildiği, ipoteğin protokol kapsamı dışında Mahkeme kararı ile davalı ... tarafından başkaca herhangi bir ödeme yapılmadan (sadece 14.000,00 TL civarında bakiye bir ödeme yapıldığı ipoteğin fekki dava dosyasından anlaşılmaktadır) kaldırıldığı, ayrıca yine taraflar arasında İstanbul, Güngören İlçesi, 18 ada, 3 parsel, 12 numarada kayıtlı taşınmazın devri konusunda başka bir protokol akdedildiği, bu ikinci protokol kapsamında da tarafların bir takım yükümlülükler yüklendikleri dosyaya sunulan belge içerikleri ile sabittir.
3.Yukarıda açıklanan olaylar çerçevesinde ipoteğin, davalı ... tarafından satış günü dava dışı bankaya verilen blokeli çek dayanak alınarak Mahkeme kararı ile kaldırıldığı, taraflar arasında akdedilen protokollerden sonra davalı ... tarafından ipoteğin kaldırılması için dava dışı bankaya başkaca bir çek verilmediği dikkate alınarak ipoteğin fekkine ilişkin dava dosyasındaki bilirkişi raporları, dosyaya sunulan protokoller (sözleşmeler) hep birlikte değerlendirilip davacı tarafın teminat çeki nedeniyle tazminat isteyebileceği ve ayrıca 110.000,00 TL'lik talebin protokol kapsamında irdelenmesi gerektiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.