...

Esastan ret

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın davalı- davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalı- davacı ... ve vekilleri ile karşı taraf davacı- davalı ... ve vekili gelmedi. Taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı- davalı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; erkeğin, aşırı kıskanç olduğunu, huzursuzluk çıkardığını, aşırı kıskançlığı nedeniyle kavga çıkardığını, kavga sonunda eşyalarını alarak evi terk ettiğini, psikolojik baskı yaptığını, 10 yıldır çalışmadığını, iddia ederek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuklar ... ve Emre'nin velâyetinin müvekkiline verilmesine, aylık 500,00'er TL tedbir ve iştirak nafakası ile müvekkili yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

1.Davalı- davacı erkek birleşen dava dilekçesinde özetle; eşinin başkası ile ilişkisi olduğundan şüphelendiğini, eve dinleme cihazı yerleştirdiğini, bu şekilde kadının başka biri ile ilişkisi olduğunu öğrendiğini, eşinin kendisini ölümle tehdit ettiğini, eşinin zinasının sabit olduğunu iddia ederek, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi, 163 üncü maddesi ve 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuklar ... ile ... ...'ın velâyetinin babaya verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davalı- davacı erkek vekili 19.04.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, müvekkilini kıskandırmaya çalıştığını iddia ederek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuk ... 'ın velâyetinin babaya verilmesini, müvekkili yararına 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin, eşine karşı aşırı kıskanç tavırlar sergilediği, kadına karşı hakaret içeren sözler söylediği, kadına isnat edilen kusurlu davranışlarının ispat edilemediği, bu hali ile taraflar arasındaki evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsıldığı, erkeğin tam kusurlu olduğu, tarafların ortak çocuğu ... ... 'un velâyetinin düzenlenen rapor içeriği, uzun süredir anne yanında kalışı, uzman raporu birlikte değerlendirildiğinde velâyetinin davacı anneye verilmesine karar verildiği, ... ... için dosyada belirlenen tarafların sosyal ve ekonomik durumları, küçüğün yaşı ve ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkeleri birlikte gözetilerek tedbir ve iştirak nafakasına hükmedildiği, kadının ev hanımı olup düzenli bir geliri olmadığı gibi, üzerine kayıtlı bir mal varlığı da bulunmadığı, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, tarafların belirlenen ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek kadın için tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedildiği, boşanmaya sebep olan olayların kadının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu, ayrıca boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve hakkaniyet ilkesi de gözetilerek kadın yararına manevî tazminata hükmedildiği gerekçesi ile erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuk ...'ın velâyetinin anneye verilmesine, çocuk için aylık 300,00 TL tedbir ve 350,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 250,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 10.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı- davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle, hükmün tamamı yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- davacı erkek vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı- davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükmün tamamı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının kabulü ile erkeğin davasının reddinin yerinde olup olmadığı, kadın yararına hükmedilen nafakalar ve manevî tazminatın koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve miktarları ile erkek yararına manevî tazminata hükmedilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, velâyet düzenlemesi noktasında toplanmaktadır.

4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi, 182 inci maddesi. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı ve 194 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.