KABAHAT: 1593 sayılı Kanun'a muhalefet

İtirazın reddi

1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanunu’na aykırılık eyleminden dolayı, anılan Kanun'un 282. maddesi uyarınca kabahatli ... hakkında Akçadağ Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünün 27.04.2020 tarihli ve 2020/26-5 sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile uygulanan 3.180,00 Türk lirası idarî para cezasına karşı yapılan başvurunun süre yönünden reddine dair Akçadağ Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/148 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın, mercii Malatya 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/4094 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 01.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82998 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82998 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 26. maddesinin 1,2 ve 3. fıkralarında '' (1) İdarî yaptırım kararı, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir. (2) İdarî yaptırım kararının ilgili gerçek kişinin huzurunda verilmesi halinde tutanakta bu husus açıkça belirtilir. Bu karara karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenir. İmzadan kaçınılması halinde bu durum tutanakta açıkça belirtilir. Karar tutanağının bir örneği kişiye verilir. (3) Tüzel kişi hakkında verilen idarî yaptırım kararları her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilir.'' şeklinde düzenlemenin yer aldığı,1593 sayılı Kanun'un 294. maddesinde yer alan, "Bu kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca anılan Kanun'un 282. maddesi gereğince idarî para cezası verme yetkisinin mahallî mülkî amire ait olduğunun anlaşılması karşısında,
Dosya kapsamına göre, kabahatli hakkında sosyal mesafe kuralı ihlalî eylemi sebebiyle ayrı bir tespit tutanağı düzenlenmeksizin kolluk kuvvetleri tarafından 21/04/2020 tarihinde idarî yaptırım karar tutanağı düzenlendiği, tutanak tebliğ edilmek istendiğinde kabahatlinin imzadan imtina ettiği, anılan idarî yaptırım karar tutanağının 27/04/2020 tarihinde mülkî idarî amir tarafından onaylandığı, anılan onay işlemi sonrasında idarî yaptırım karar tutanağının kabahatliye tebliğ edilmediği cihetle, 1593 sayılı Kanun kapsamında verilen idarî para cezasının mahallî mülkî amir tarafından onaylanması ile hukuken varlık kazanacağı nazara alındığında, idarî para cezasının kabahatliye 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre tebliğ edilmemesi sebebiyle, 13/08/2020 tarihli dilekçenin öğrenme üzerine süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak kabulü ile itirazın esastan değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar kabahatli hakkında COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlere riayet etmemesi nedeniyle uygulanan idarî para cezasına karşı başvurusuna yönelik verilen kararın kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de; 09.11.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile "24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla 11/3/2020 tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen söz konusu kabahatler için idari para cezası verilmez, tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez." şeklinde düzenleme getirildiği, bilahare Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/44 Esas, 2023/71 Karar sayılı kararı ile son cümledeki "... tahsil edilmiş olan idari para cezaları iade edilmez.." ibaresinin iptal edilmesi üzerine, bu kez 15.07.2023 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesine "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idari para cezaları, 31/12/2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idari birime yapılacak başvuru üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca
belirlenecek usul ve esaslara göre iade edilir." şeklinde bir fıkra eklendiği, bu düzenlemeler ile COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tebirlere riayet etmemek fiilleri ile ilgili olarak 5326 ve 1593 sayılı Kanun'lar uyarınca idarî para cezası verilmemesinin, verilen idarî para cezalarının ilgilisine tebliğ edilmemesinin, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilmesinin, tahsil edilenlerin ise ilgilinin başvurusu halinde iade edilmesinin öngörüldüğü cihetle, kanun yararına bozma müessesinin ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olduğu da gözetildiğinde, isteme konu kararın kanun yararına bozulmasında bir hukuki fayda kalmadığı anlaşılmıştır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.