B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2014 tarihli ve 2012/598 Esas ve 2014/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.11.2019 tarihli ve 2017/12633 Esas, 2019/7509 Karar sayılı ilamı ile Mahkemenin yargı çevresi dışında, başka suçtan ... E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın hükmün tefhim olunduğu duruşmaya katılımı sağlanmadan veya SEGBİS yolu ile savunması alınmadan yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması sebebiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2019/1388 Esas, 2022/615 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.

1. Olay günü Trafik Denetleme Amirliğine bağlı görevlilerin ...plakalı olarak gördükleri aracın trafikten men edilmiş bir araç olduğunu anlamaları üzerine bu kamyoneti durdurduklarında sanığın ...numaralı motorlu araç trafik belgesi, N: 113721 numaralı tescil belgesi ve... Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesini ibraz ettiği, görevlilerin ibraz edilen belgelerin sahte olduğunu anlamaları üzerine aracın şase numarasından sorgulama yaptıklarında aracın 20.02.2011 tarihinde müştekinin evininin önünden çalınan... plakalı kamyonet olduğunun ve sahte ...sayılı plakalar ile kullanıldığının anlaşıldığı, bu suretle sanığın çalıntı aracı sahte belgeler hazırlatmak ve bu sahte belgeleri kullanmak suretiyle zincirleme şekilde sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

2. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.

3. Uzmanlık raporuna göre, sanığın görevlilere ibraz ettiği trafik ve tescil belgeleri, Karayolları Trafik Kanunu zorunlu mali sorumlu poliçesi ve araçtaki plakaların tamamen sahte olarak düzenlendiği, ilk bakışta kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan aldatma kabiliyetinin bulunduğu belirlenmiştir.

4. Mahkemece kamyonetin çalınmasına ilişkin İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/962 Esas, 2015/110 Karar sayılı karar örneğinin UYAP'tan çıkartılarak dosya arasına alındığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunu işlediği sabit görülmekle mahkumiyetine karar verildiği, Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 22.05.2019 tarihli 2018/14855 Esas, 2019/8846 Karar sayılı ilamı ile kararın onanarak kesinleştiği görülmüştür.

5. Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suça konu belgelerin farklı tarihte düzenlendiğine dair delil bulunmadığı ve aynı anda kullanıldığı anlaşıldığından zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak sübut bulan suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli ve 2019/1388 Esas, 2022/615 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.