Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davacı idare vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 10.04.2014 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taşınmazın sulu tarım arazisi olan bölümüne net ürün gelirine üzerinde bulunan,fidanlara ise maktuen,kapama meyve bahçesi niteliğindeki kısmına ise net meyve geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Sulu arazi niteliğindeki kapama meyve bahçesi olan kısmına meyve gelirine göre tespit edilen net gelirine % 4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer biçilmesi yerine bu oran % 5 alınmak suretiyle az bedel tespiti,
2)Objektif değer artırıcı unsur ilavesinin taşınmazın zemin bedeline uygulanması gerekirken,maktuen belirlenen ağaç bedeline uygulanmak suretiyle fazla bedel tespiti,
3)Kamulaştırılan taşınmaz baraj gölü içinde kaldığından, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesi gerekirken, Hazine adına tesciline karar verilmesi,
4)Dava tarihinin gerekçeli karar başlığına yanlış yazılması,
5)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 21.06.2012tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi yerine faiz uygulaması yapılırken faizi 20.02.2012tarihinden başlatılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, taraflara karşılıklı olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 1.100,00 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 17.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.