KABAHAT: 1593 sayılı Kanun'a muhalefet

İtirazın reddi

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 282. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 3.150,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Esenyurt Kaymakamlığının 08.01.2021 tarihli ve bila sayılı idarî para cezası karar tutanağına karşı yapılan başvurunun reddine dair Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.09.2021 tarihli ve 2021/1623 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın mercii Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.09.2021 tarihli ve 2021/6478 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2022 tarihli ve KYB-2022/40818 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2022 tarihli ve KYB-2022/40818 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesinde yer alan, "idarî yaptırım kararına ilişkin tutanakta;

a) Hakkında idarî yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi,
b) İdarî yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili,
c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller,
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği,
Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında; somut olayda, mezkûr yaptırım kararı tutanağında idarî yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiilinin belirtilmediği gibi, eylemin gerçekleştiği 08/01/2021 tarihine ilişkin herhangi bir olay tutanağının da bahsedilmediği, Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesince yaptırıma konu tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin ilgili idareden talep edilmesine karşın, idarenin cevap yazısı ekinde gönderilen belgeler arasında olay tutanağı bulunmamakla birlikte, eylemin ne olduğunu gösterir başkaca belgenin de ibraz edilemediği anlaşılmakla, kabahat fiilinin başvuruya konu tutanağa yazılmaması, yine söz konusu eylemin ne olduğu yazılmasa dahi, eylemin ispatına ve ne olduğuna, ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin başkaca delilin idare tarafından ibraz edilememesi karşısında, 5326 sayılı Kanun'un 25. maddesindeki usule uygun şekilde tanzim edilmiş bir tutanaktan söz edilemeyeceği gözetilmeden, itirazın belirtilen nedenle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar kabahatli hakkında COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlere riayet etmemesi nedeniyle uygulanan idarî para cezasına karşı başvurusuna yönelik verilen kararın kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de; 09.11.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile "24/04/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla 11/03/2020 tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan idarî para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen söz konusu kabahatler için idarî para cezası verilmez, tahsil edilmiş olan idarî para cezaları iade edilmez." şeklinde düzenleme getirildiği, bilahare Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/44 Esas, 2023/71 Karar sayılı kararı ile son cümledeki "... tahsil edilmiş olan idarî para cezaları iade edilmez.." ibaresinin iptal edilmesi üzerine, bu kez 15.07.2023 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesine "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idarî para cezaları, 31.12.2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idarî birime yapılacak başvuru üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre iade edilir." şeklinde bir fıkra eklendiği, bu düzenlemeler ile COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tebirlere riayet etmemek fiilleri ile ilgili olarak 5326 ve 1593 sayılı Kanun'lar uyarınca idarî para cezası verilmemesinin, verilen idarî para cezalarının ilgilisine tebliğ edilmemesinin, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilmesinin, tahsil edilenlerin ise ilgilinin başvurusu halinde iade edilmesinin öngörüldüğü cihetle, kanun yararına bozma müessesinin ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olduğu da gözetildiğinde, isteme konu kararın kanun yararına bozulmasında bir hukuki fayda kalmadığı anlaşılmıştır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.