B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... (Kapatılan) 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/878 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... (Kapatılan) 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/878 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/23205 Esas, 2017/25603 Karar sayılı ilamı ile uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2019 tarihli ve 2018/19 Esas, 2019/553 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; kararın bozulmasına ve hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.

1. Sanığın, önceye dayalı tanışıklıkları olan katılana, 9.000,00 Türk lirası verdiği taktirde tanıdığı avukatlar aracılığıyla eşinin emeklilik sorununu çözeceğini söylediği, bu sözlerle ikna olan katılanın sanığa elden 9.000,00 Türk lirası verdiği ve makbuz istediği ancak sanığın makbuz vermediği, bir süre sonra da katılan tarafından kendisine ulaşılamayan sanık hakkında, katılanı aldatarak menfaat temin ettiği iddiasıyla dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

3.Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

4. Mahkemece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, tehlikenin ağırlığı, sanığın amacı nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2019 tarihli ve 2018/19 Esas, 2019/553 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2024 tarihinde karar verildi.