Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit-istirdat davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak davanın duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de, duruşma gününün taraflara bildirilmesi için gerekli posta pulu bulunmadığından duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; taşınmazın 1.11.2009 tarihli kira sözleşmesi ile aylık 2.000 TL den dava dışı E. K.’ a cafe olarak kiralandığını, Erdal’ ın da cafeyi dava dışı Yeliz ve H. M. ya devrettiğini, müvekkillerinin de H. M.'dan devraldığını, davalıların Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2011/3958 Esas sayılı dosyası ile haklarında icra takibi yaptığını, muacceliyet şartına dayanılarak kira bedeli istediklerini, sözlü kira sözleşmesinin varlığı halinde muacceliyet koşulunun uygulanamayacağını belirterek fazladan istenen 23.317 TL alacağın iptali, haczedilen menkullerin aynen veya bedeli olan 5.120 TL nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ise muacceliyet koşulunun geçerli olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece icra takibi ile istenen 41.000 TL asıl alacaktan davacıların 6.000 TL ödemesi ve işlemiş faiz tutarı 117 TL düşülerek 35.117 yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.
Davalılar davacılar hakkında başlattıkları 26.5.2011 tarihli icra takibi ile 2011 yılı 3.4.5 .6.7.8.9.10.11.12 ayları ile 2012 1.2.3.4 ayları kira bedeli olmak üzere 41.000 TL asıl alacak ve 117 TL faiz alacağının tahsili istenmiştir. Takip dayanağı olarak sözlü kira sözleşmesi gösterilmiştir. Davacılar icra takibine itiraz etmemiştir.

1-Mahkemece 35.117 TL yönünden davacıların borçlu olmadığına karar verilmiş ise de davacıların dava dilekçesinde fazladan istenen 23.317 TL alacağın (takibin) iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalılar anahtar tesliminin 01.12.2011 tarihinde yapılan yapıldığını savunmuştur. Dosyada bulunan anahtar teslim tutanağına göre taşınmazın anahtarının kiraya veren tarafınadn 25.1.2012 tarihinde tutanakla alındığı anlaşılmaktadır. Davalılar usülüne uygun yazılı belge ile tahliyeyi ispat edemediğinden bu tarih tahliye tarihi olarak esas alınmalıdır. Mahkemece yapılacak iş taraflar arasındaki sözlü kira ilişkisi uyarınca muacceliyet koşulu geçersiz olduğundan 25.01.2012 tarihine kadar olan kadar kira alacağı hesap edilerek davacıların ödeme dekontları üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece istem de aşılarak 35.117 TL yönünden davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru değildir.

2-Davalılar vekilinin kötüniyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İcra İflas Kanunun 67. maddesi hükmü uyarınca icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının diğer tarafın talebi üzerine icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekmektedir. Anılan madde uyarınca davanın kabulü halinde davacı borçlu yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız başlatılması ve kötü niyetli olması koşullarının birlikte bulunması gerekir. Bozma sebebine göre davacı kiracıların ödeme yaptığı aylar dışında kalan istem için davalıların kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığına göre ödemesi ispat edilemeyen aylar yönünden de davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru değildir..

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.