Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/367 Esas, 2015/1009 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

1.Suç tarihinde aracıyla seyir halindeyken şüphe üzerine durdurulan sanıktan kimlik ibrazı istendiğinde, ... adına düzenlenmiş ve üzerinde kendi fotoğrafı sürücü belgesini ibraz ettiği, devamında gerçek kimliğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçun ikrarını içeren savunmalarda bulunduğu anlaşılmıştır.

3.Soruşturma aşamasında sanıktan ele geçirilmiş olan sürücü belgesi üzerinde yapılan kriminal incelemede; tamamen sahte oluşturulduğunun ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunduğu belirtilmiştir.

4. Mahkemece suça konu sürücü belgesi duruşmaya getirilip özellikleri tutanağa geçirilmek suretiyle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.

5. Mahkemece, sanık savunması, suça konu belge üzerinde yapılan gözlem ve tüm dosya kapsamından sahte sürücü belgesi düzenleyip kullandığı sabit görülen sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir" şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/367 Esas, 2015/1009 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.