Taraflar arasındaki 3402 ... Kadastro Kanun'un (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan tespitin iptaline ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 355/son cümlesi gereği kamu düzenine ilişkin kurallar gereğince ve gösterilen gerekçe ile sınırlı olmak üzere kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 ... Kanun'un 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine ve davanın kabulü ile; Çekişmeli ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 157 ada 12 ve 18 parsel ... taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinin iptali ile bu taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 28.07.1992 tarihinde işe başlanılarak sonuçları 22.02.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B çalışması bulunmakta olup, 2017 yılında 3402 ... Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 157 ada 12 parsel ... taşınmaz 15.493,34 m2 yüzölçümünde ve çamlık niteliği ile 157 ada 18 parsel ... taşınmaz 397,31 m2 yüzölçümünde ve ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 157 ada 12 ve 18 parsel ... taşınmazların 3402 ... Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan çalışmalar ile orman dışında bir vasıfla, tarla vasfıyla Hazine adına tespit gördüğünü, bir alanda Geçici 8 inci madde uyarınca kadastro çalışması yapılabilmesi için daha önce tespit dışı kalan bu alanda "orman" bulunması ve bu ormanın, orman kadastrosu sonucu orman sınırı dışında kalması gerektiğini, oysa dava konusu yerin 1995 yılında kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sınırları içinde olduğunu ve 2/B çalışması ile de orman sınırları dışına çıkarılmadığını, buna rağmen Devlet Ormanı olan alanın Geçici 8 inci maddeye konu edilerek orman dışında bir vasıf ile tespit gördüğünü ve zilyetliği mümkün değil iken zilyetlik şerhi düşüldüğünü, kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunduğu yerde, bir yerin orman niteliğinin ancak o yerde mevcut olan orman kadastrosu ile belirlenebileceğini, orman sayılan alan hakkında arazi kadastro ekiplerince tutanak tanziminin ikinci kadastro sayılacağından yapılan kadastrosu tespitinin yok hükmünde olduğunu, Anayasa gereği Devlet ormanlarının mülkiyetinin devrolunamayacağı gibi özel mülkiyete ve orman dışında bir mülkiyete konu edilmelerinin de mümkün olmadığını, orman sayılan bu yerlerin üzerlerindeki bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt toprağı gereği bu özelliğini koruduğunu, bu nedenle hiçbir şekilde tapu veyahut kazandırıcı zamanaşımı yolları ile özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, orman dışında bir vasıf ile Hazine adına dahi tespit ve tescil edilemeyeceklerini, bu nedenle kadastro tespitine itiraz ettiklerini açıklayarak, dava konusu ... ilçesi ... Mahallesi 157 ada 12 ve 18 parsel ... taşınmazların orman sınırları içinde kalan alanına dair 3402 ... Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan tespitin iptaline ve şerhlerin terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde ;öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, hasmın Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü olduğunu, husumetin dava konusu işlemden etkilenen parsel maliklerine ve işlemi yapan idareye yöneltilmesi gerektiğini, süreden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini öne sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "taşınmazların kesinleşen orman kadastrosu sınırlarında kaldığı, zilyetliğe uygun olmadığı, mevcut niteliğinin de çalılık halinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ve tapulama tutanağının iptali ile, dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 157 ada 12 ve 18 parsel ... taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, karara dayanak bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin vasıf değiştirme yetkisinin bulunmadığını açıklayarak, kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "uzman orman ve harita bilirkişileri tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 157 ada 12 ve 18 parsel ... taşınmazların tamamının kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, kamu düzenine ilişkin kurallar yönünden inceleme yapıldığında davalı Hazine harçtan muaf olmasına rağmen harç alınması, mahkemece tespitin iptali ile yetinilmesi gerekirken idari işlem yoluyla oluşan kadastro tutanaklarının iptaline karar verilmesi hususlarının isabetsiz olduğu, yargılama da eksiklik bulunmayan ancak kamu düzenine ilişkin bu noktalar yönüyle "kanunun olaya uygulanmasında" hata edilen dava dosyası açısından yapılan yanlışlıkların yeniden yargılamayı gerektirmediği, 6100 ... HMK'nin 353/1-b-2. maddesi gözetilerek hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... HMK'nın 355/son cümlesi gereği kamu düzenine ilişkin kurallar gereğince ve gösterilen gerekçe ile sınırlı olmak üzere Kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 ... HMK'nin 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine ve davanın kabulü ile; çekişmeli ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 157 ada 12 ve 18 parsel ... taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinin İptali ile bu taşınmazların Orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi ile 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 ... Kanun'un 33. maddesi gözetilerek davacı ... Yönetimi ile davalı Hazine harçtan muaf olmakla taraflardan karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına" karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, 3402 ... Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında 15.493,34 m2 yüzölçümü ve çamlık niteliği ile Hazine adına tespit edilen ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 157 ada 12 parsel ... taşınmaz ile 397,31 m2 yüz ölçümü ve ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilen ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 157 ada 18 parsel ... taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içinde bulunup bulunmadığı ve 3402 ... Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitlerinin iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un Geçici 8 inci maddesi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.