Taraflar arasındaki genel mahkemeden devredilen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı Hazine'nin davasının kabulüne, asli müdahillerin davalarının ise reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... ve davalılar ... ile... vekili ve davalı ... ve arkadaşları tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... ve davalı ... ile... vekili ve davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 349 ada 1 ve 351 ada 1 parsel ... sırasıyla 215.700,00 ve 1.226.733,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... mevkiinde bulunan, doğusu yol ve ..., batısı hali, kuzeyi ... ve yol, güneyi ... ve kısmen dere ile çevrili taşınmaz ile ... Mevkiinde kain doğusu ... ve yol, batısı ... ..., güneyi yol, kuzeyi Hasan Yeşil ve boz ile çevrili iki parça taşınmazın mütegayyip esastan Hazine'ye intikal ettiğini, bu durumun ...'a ait ... Tapu Müdürlüğü'nün Cilt 15, Sayfa 64 - 68' de kayıtlı tapu kaydının sınırının "... ve ..." olarak okumasından anlaşıldığını, ...'ın bu iki parça taşınmaz için ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1977/60 Esas ... dava dosyası ile mesaha tashihi davası açtığını ve bu davanın 1977/76 karar 13.06.1977 tarihli ilamla karara bağlandığını, keşif esnasında bu taşınmazların Hazine arazisi olduğunun belirlenmesi üzerine davacı ...'ın davasından feragat ettiğini ve ilk derece mahkemesince feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, ...'nı hasım göstermek suretiyle dava açmış olup, bu davaya ilişkin yargılama sırasında, dava dilekçesinde ikinci olarak belirtilen 118 ada 1 parsel ... taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.05.1990 tarih ve 1982/113 Esas, 1990/107 Karar ... kararıyla, davanın bu parsel yönünden Kadastro Mahkemesine aktarılmasına kararı verilmiş ve bu parsel hakkındaki dava Kadastro Mahkemesinin 1990/10 Esas numarasını alarak yargılamaya devam edilmiş; dava dilekçesinin ilk sırasında yer alan taşınmaz hakkındaki dava yönünden ise tefrik kararı verilerek dava Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ayrı bir esasa kaydedilmiş ve bilahare bu taşınmaz hakkında da (349 ada 1 ve 351 ada 1 parsel ... taşınmazlar) kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.03.1993 tarih ve 1990/86 Esas, 1993/34 Karar ... kararı ile dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılmasına karar verilmesi üzerine dava dosyası Kadastro Mahkemesi'nin 1994/6 Esas numarasına kaydedilmiş olup, yargılama sırasında ... Kadastro Mahkemesi'nin kapatılması nedeniyle dosya ... Kadastro Mahkemesine devredilerek bu mahkemenin 2013/20 Esas sırasına kaydedilmiş ve yargılama sırasında davacı Hazine vekili 11.03.1997 tarihli dilekçesiyle, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1988/194 Esas, 1988/273 Karar ... ilamı ile mera olduğu yönünde karar verilen taşınmaz ile dava konusu 351 ada 1 parsel ... taşınmazın aynı taşınmaz olduğunu ve bu davada davalıların haksız müdahalelerinin men'ine karar verildiğinden, söz konusu hükmün 351 ada 1 parsel ... taşınmaz yönünden kesin hüküm oluşturacağını belirtmiştir.

2. Asli müdahil Osman ... müdahale dilekçesinde; dava konusu 351 ada 1 parsel ... taşınmazın 62.800,00 metrekarelik kısmının kendisine ait olup 100 yıldan fazla süredir zilyet olduklarını belirterek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazların, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1988/194 Esas,1988/273 Karar ... kararıyla mera olduğuna karar verildiğini ileri sürmüştür.

4. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların atalarından intikal ettiğini belirterek, miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar cevapyarında; davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın genel mahkemeden devredilen dava olduğu, davacı Hazine'nin, ilk önce niza konusu taşınmazların mütegayyip eşhastan kalan taşınmazlar olduğunu iddia ederek taşınmazların Hazine adına tescilini talep ettikten sonra yargılama devam ederken 11.03.1997 tarihli beyan dilekçeleriyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1988/194 Esas, 1988/273 Karar ... ilamı ile hakkında mera kararı verilen taşınmaz ile dava konusu 351 ada 1 parsel ... taşınmazın aynı taşınmaz olduğunu ve davalıların haksız müdahalelerinin men'ine karar verildiğinden söz konusu kararın 351 ada 1 parsel ... taşınmaza ilişkin davalılar yönünden kesin hüküm oluşturacağını belirttiği, bir kısım davalılar ile asli müdahillerin ise, dava konusu taşınmazların Ağustos 1309 yoklama tarihli ve 12 ile 13 sıra numaralı tapu kaydına müsteniden kendilerine ait olduğunu, bu hususun ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/201 Esas, 1980/32 Karar ... dosyasında verilen ilam ile sübut bulduğunu iddia ederek nizalı taşınmazların adlarına tespit ve tescilini istedikleri, her ne kadar 349 ada 1 parsel ... taşınmaza ilişkin düzenlenen tesis kadastrosu tespit tutanağının malik hanesi, mezkur parselin tespit tarihi itibari ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1990/86 Esas ... dava dosyasında dava konusu olduğundan bahisle boş bırakılarak malikleri Kadastro Mahkemesince tespit edilmek üzere 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 5 inci maddesi uyarınca kadastro tespit komisyonu tarafından mahkemeye gönderilmiş ise de, taşınmazın tespit tarihi itibari ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1990/86 Esas ... dosyasında veya başka bir dosyada dava konusu olmadığı anlaşıldığından mezkur parsele ilişkin kadastro tutanağının olağan usullere göre tespit ve kesinleştirme işlemlerinin yapılması için kadastro tutanak aslının ilgili kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği, 351 ada 1 parsel ... taşınmazın ise tespit tarihi itibariyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1990/86 Esas ... dosyasında dava konusu olduğu, taşınmazın kadastro tespit sınırları ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1984/340 esas ... dosyası için hazırlanan dava konusu yerin sınırlarının birbiriyle uyuştuğu ve aynı yeri kapsadığı, hava fotoğraflarına göre 351 ada 1 parsel ... taşınmazın bulunduğu kısımda 1956 yılında tarımsal amaçla kullanımın yapılmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.09.1988 tarih ve 1988/194 Esas, 1988/273 Karar ... (öncesi 1984/340 Esas, 1987/202 karar ... dosya) dosya içeriğine göre ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/201 Esas, 1980/32 Karar ... dosyasının bu dosya içerisinde de irdelendiği ve anılan dosyanın niza konusu taşınmazla ilgili olarak taraflar arasında kesin hüküm teşkil etmeyeceğine karar verildiği, yine bu dosyada davalılar tarafından savunmalarına dayanak yapılan Ağustos 1309 yoklama tarihli ve 12 ile 13 sıra numaralı tapu kaydının tüm tedavülleri ile birlikte celbedildiği ve bu kaydın niza konusu 1.316,80 dekarlık alanın kapsamı içerisinde yer almadığının tespit edildiği, 351 ada 1 parsel ... taşınmazın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.09.1988 tarihli ve 1988/194 Esas, 1988/273 Karar ... dosyasında mera olarak tespitine karar verilen sınırlar içerisinde kaldığı, eldeki davadaki davacı, asli müdahiller ve davalılar ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin anılan dosyasındaki tarafların kısmen birbirlerinin aynı ve kısmen de halef olan taraflar olup, dava konusunun ve sebebinin birbirinin aynı olduğu, bu nedenle ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.09.1988 tarih ve 1988/194 Esas, 1988/273 Karar ... kararının eldeki davada davacı, asli müdahiller ve davalılar yönünden kesin hüküm oluşturduğu, anılan nedenlerden dolayı 351 ada 1 parsel ... taşınmazın öncesinin kadim mera olduğunun anlaşıldığı, öncesi kadim mera olan taşınmazlar üzerinde geçen zilyetlik süresi ne olursa olsun özel mülkiyete konu olmayacağı gerekçesiyle, 349 ada 1 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağının olağan usullere göre tespit ve kesinleştirme işlemlerinin yapılması için kadastro tutanak aslının ilgili kadastro müdürlüğüne gönderilmesine, 351 ada 1 parsel ... taşınmazın yüzölçümü aynı kalmak suretiyle mera olarak sınırlandırılmasına, özel siciline kayıt olunmasına ve tüm asli müdahil davacıların 351 ada 1 parsele yönelik davalarının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı ... ve davalı ... ile... vekili ve davalı ... ve arkadaşları istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

1. Davalılar ... ve ...vekili ile ... ve arkadaşları istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ve aynı zamanda eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, davada taraf olan ..., ..., ..., ..., ..., ... ölü olduğu halde mirasçılarının davaya katılarak taraf teşkilinin tamamlanmadığını, tapu kayıtları uygulanmadan karar verildiğini, Ağustos 1309 tarihli ve 13 ile 45 sıra nolu tapu kaydına dayandıklarını, tapu kayıtlarının sabit sınırlı olduğunu, taşınmazın tapulu mülkleri olduğunu, sadece kendilerinin otlakiye olarak kullandıklarını, bu hususların ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1972/201 Esas ve 1980/32 Karar ... dava dosyası ile sabit olduğunu ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1951/345 Esas ve 1952/132 Karar ... dava dosyası ile de tapu kapsamında kalan taşınmazlarına müdahale eden kişilerin men edildiğini, taşınmazların mütegayyip eşhastan kalmadığını, kendilerine atalarından intikal ettiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir.

2. Davalı ... istinaf dilekçesince; İlk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ve aynı zamanda eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, yapılan keşfin yeterli olmadığını, jeolog bilirkişisinden rapor alınmadığını, taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, 349 ada 1 parsel ... taşınmaz hakkında karar verilmediğini, 351 ada 1 parsel ... taşınmazın ise mera olmayıp tarla vasfında olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.05.1952 tarih ve 1951/345 Esas, 1952/132 Karar ... kararıyla ...'ın davalı şahıslar aleyhine açtığı müdahalenin meni davası sonunda, davacının tapu kaydı ile malik oldukları taşınmaza davalıların müdahalesinin menine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ancak bu dava da Hazine ve Köy yada Belediye Tüzel Kişiliği'nin taraf olmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1972/201 Esas, 1988/32 Karar ... kararıyla davacı H....'ın davalı ... aleyhine açtığı müdahalenin meni davası ile 1.153 dönüm olan taşınmaza davalının haksız müdahalesinin menine karar verildiği ve bu kararında Hazine taraf olmadığından Hazine yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03.07.1987 tarih ve 1984/340 Esas, 1987/202 Karar ... kararıyla davacı Hazine tarafından davalı ..., ..., ..., ... ve... aleyhine 02.11.1984 tarihinde açılan meraya müdahalenin meni davası sonunda, davalıların dayandığı Ağustos 1309 tarihli ve 12 sıra numaralı 919,00 metrekare yüzölçümlü tapu kaydının taşınmaza uymadığının ve taşınmazın mera olduğunun kabulü ile teknik bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen 1.316,8 dekar yere davalıların haksız müdahalesinin menine karar verildiği, davalıların temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından "... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1972/201 Esas, 1988/32 Karar ... kesinleşen ilamının tarafları ile bu davanın taraflarının aynı olmadığından kesin hükümden bahsedilemeyeceği, davalıların dayandığı Ağustos 1309 yoklama tarih ve 12 ile 13 sıra numaralı tapu ve tedavül kayıtların ağılın mülk ebniyesi ile yerine ait olup yüzölçümü miktarının 919,00 metrekare olduğu, mahallinde yapılan keşif ve uygulama sonunda, mezkür tapuların taşınmaza ait olmadığının belirlendiği, tapu kaydının miktarı ve ağıl yeri vasıflı olduğu nazara alındığında taşınmaza aidiyetinin mümkün olmadığı açıklanarak, Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyası getirtilmeden keşif yapılmasının ve komşu köyden yerel bilirkişi ve tanık dinlenmemesinin isabetsizliğine" değinilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce, 09.09.1988 tarih ve 1988/194 Esas, 1988/273 Karar ... önceki kararında direnilerek davalıların merayı açmak suretiyle meraya haksız müdahalesinin menine karar verildiği ve bu kararın temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.03.1989 tarih ve 1989/14-42 Esas,1989/164 Karar ... kararı ile direnme kararının onanmasına karar verildiği ve karar düzeltme talebinin de reddedilmesi ise bu kararın kesinleştiği, keşif sonucunda dosyaya ibraz edilen 17.08.2016 havale tarihli harita mühendisi bilirkişisi rapor ve krokisine göre, keşifte mahalli bilirkişilere Asliye Hukuk Mahkemesi dilekçesinin 1 nci sırasındaki taşınmazın hudutları okunarak sorulduğunda, dava dilekçesinde mevki ve sınırları belirtilen yerin dava konusu 349 ada 1 ... parsele uymadığını beyan ettikleri, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1984/340 Esas ... dava dosyasında hükme esas alınan fen bilirkişiler tarafından düzenlenen ve krokide (A) harfi ile gösterilen yerin, krokilerin zemine çakıştırılması sonucunda dava konusu 351 ada 1 ... parsel ile aynı yere ilişkin olduğunun ve sınırların bire bir uyuştuğunun ve aynı yeri kapsadığının anlaşıldığı, dosya içinde bulunan ve dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait 1956 yılı hava fotoğrafına göre de 351 ada 1 ... parselin bulunduğu kısmın 1956 yılında tarımsal amaçlı kullanım yapılan, ekilip - sürülen bir yer olmadığının belirtildiği, istinaf talebinde bulunanlar yargılama sırasında ölen şahıslar yönünden taraf teşkilinin tamamlanmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş iseler de, ilk derece mahkemesi kararının mirasçılara usulüne uygun tebliğ edildiği ve bir kısım ... mirasçıları ile ... ... mirasçısı dışında diğer tarafların istinaf kanun yoluna başvurmadığının anlaşıldığı, 349 ada 1 ... parselin kadastro tespit tutanağı 3402 ... Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak tutanak aslı ve ekleri Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ise de mahallinde yapılan keşif ve uygulamaya göre 349 ada 1 ... parselin Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava konusu edilen yerin dışında kaldığı ve öncesinin genel mahkemede dava konusu olmadığının ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava konusu olan yerin sadece 351 ada 1 parsel olduğunun anlaşıldığı; ...'ın bir kısım mirasçıları vekili, ..., ..., A...., ... ve ...'in istinaf talepleri yönünden ise, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1951/345 Esas ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1972/201 Esas ... kararlarına dayanmış iseler de, bu kararların, Hazine taraf olmadığından kesin hüküm teşkil etmediği, aynı zamanda Ağustos 1309 yoklama ve 12 ile 13 sıra numaralı tapu kaydı ve tedavül tapu (08.05.1970 tarih ve 5 sıra nolu) kayıtlarına dayanmış iseler de, tapu kaydının yüzölçümünün 919,00 metrekare ve ağıl yeri tapusu olduğu, aynı tapu kaydına, Hazine'nin ve ... ile arkadaşlarının taraf olduğu, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1988/194 Esas, 1988/273 Karar ... dava dosyasında da dayanıldığı ve bu davada dayanılan bu tapu kaydının uygulanarak, cinsi, miktarı ve hudutları itibariyle dava konusu taşınmaza uymadığının belirlendiği, kesinleşen ilama konu edilen yere ilişkin hükme esas alınan kroki yöntemince uygulandığında, mera kabul edilerek ... ve diğerlerinin müdahalesinin menine karar verilen 1.316,8 dekarlık yerin dava konusu 351 ada 1 ... parseli aynen kapsadığının ve aynı yere ilişkin olduğunun, böylece davanın tarafı olan ..., ..., ..., ... ve Kasım Akdoğanlar yönünden, tapu kaydının taşınmaza uymadığının ve 351 ada 1 ... parselin mera olduğu yönündeki ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.09.1988 tarih ve 1988/194 Esas, 1988/273 Karar ... kararının dava sebebi, tarafları ve dava konusunun aynı olması nedeniyle ... bu davada kesin hüküm oluşturduğunun, istinaf başvuru talebinde bulunanların da bu şahısların mirasçıları olmaları nedeniyle irsi halefiyet nedeniyle kendileri yönünden de bağlayıcı olduğunun ve kesin hüküm teşkil ettiğinin anlaşıldığı; müdahil davacı ... mirasçısı ...'ın istinaf talebi yönünden ise, 351 ada 1 ... parselin mera vasfında olduğuna ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1984/340 Esas, 19871 Karar ... kararının güçlü delil teşkil ettiği, Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki keşif ve uygulama ve teknik bilirkişi raporları ile taşınmazın bitki örtüsünün incelenmesinde mera vasfında olup meradan yakın zamanda açıldığının belirlendiği, meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik hukukça değer taşımayacağından 351 ada 1 ... parselin öncesinin kadim mera olduğunun kabulünün gerektiği, 349 ada 1 parsel ... taşınmazın ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava konusu olmadığından malik hanesinin boş bırakılmayarak malik tespiti yapılması gerekirken, dava konusu olduğundan bahisle malik hanesinin boş bırakılmasının doğru olmadığı, bu nedenle kadastro tespit tutanağının olağan usullere göre kadastrosunun yapılması için Kadastro Müdürlüğü'ne gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... ve davalı ... ile... vekili ve davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.

1. Davalılar ... ve ...vekili ile ... ve arkadaşları temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir

2. Davalı ... istinaf dilekçesince; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların genel mahkemeden devredilen dava kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyorlarsa 3402 ... Kanun'un 30/2 inci maddesi uyarınca yapılacak araştırma neticesinde davalı - asli müdahillerin dayandıkları kayıt kapsamında kalıp kalmadıkları, kayıt kapsamında kalmıyorlarsa zilyetlikle iktisap koşullarının şahıslar lehine oluşup oluşmadığı ve tarafların dayandıkları ilk derece mahkemesi kararlarının eldeki dosya bakımından kesin hüküm veya kuvvetli delil oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 14,20 ve 30/2 inci maddeleri,

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve davalı ... ile... vekili ve davalı ... ve arkadaşlarının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 233,95 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.