Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 06.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 15.02.2017 tarihinde gözaltına alınan, dijital materyallerine ve cep telefonuna el konularak uzun süre iade edilmeyen davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 1.000.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın soruşturma tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 16.01.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olmadığından ve mesnetsiz olduğundan bahisle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/285 Esas, 2019/16 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.01.2020 tarihli ve 2019/1845 Esas, 2020/42 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2021 tarih, 2020/32193 sayılı tebliğnamesi ile hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının dijital eşyalarından imaj alınarak iade edilmesi gerekirken el konulup uzun süre iade edilmemesi nedeniyle materyallerin kullanılamaz hale geldiğinden bahisle de davacının maddi zararı bulunduğuna ve hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Mahkeme gerekçesinde "Her ne kadar davacı ... gözaltında kaldığı süre için CMK'nın 141. Maddesi gereğince maddi tazminat talep etmiş ise de, davacının göz altında kaldığı süre içerisinde devlet memuru olması nedeniyle maaşının tamamını alması, maaşından hiç bir kesinti yapılmaması, davacının gözaltına alınmasının maaşının eksik ödenmesine sebebiyet vermemesi nedeniyle maddi bir zararının bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı ...'ın 15/02/2017 tarihinde 1 gün gözaltında kaldığı anlaşıldığından, davacının gözaltında kaldığı süre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, duyduğu üzüntü ve elem dikkate alınarak takdiren 500 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 15/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 200,00 TL şeklinde, değiştirilmek suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/510-2018/233 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 15.02.2017 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.
1.5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının dava dilekçesiyle cep telefonuna ve dijital eşylarına el konulması nedeniyle de tazminat talep ettiği anlaşılmakla, söz konusu talebe ilişkin bilgi ve belgeler getirtilerek maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünün (1.) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.01.2020 tarihli ve 2019/1845 Esas, 2020/42 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.