SUÇLAR: Özel belgede sahtecilik, sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Onama, bozma, düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/118 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve ertelemeye;
2. Sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (k-son) bentleri, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 2.048,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak, sanık ... yönünden nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanığa zararı ödeme imkanı tanınıp, ödenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi zorunluluğu gerekçesiyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
1. Sanık ...'nün temyiz istemi; atılı suçlamaları kabul etmediğine, yargılama sırasında avukat talep etmesine rağmen avukat görevlendirilmediğine bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Sanık ...'ün temyiz istemi, atılı suçlamaları kabul etmediğine, yargılama sırasında avukat talep etmesine rağmen avukat görevlendirilmediğine bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığına, diğer sanığın baskısı ile yargılama aşamasında beyanda bulunduğuna, mağdur ... şirketinin zararını gidermek istediğine,
İlişkindir.
1. Sanık ...'nün, şikayetçi ...'e ait ...... plakalı ticari minibüste şoförlük yaptığı, sonrasında işten ayrıldığı, kendisi ile birlikte aynı minibüste şoför olarak çalışan temyiz dışı sanık ...'ya şikayetçiye ait söz konusu minibüs ile eşi olan diğer sanık ... adına kayıtlı ..... Plakalı araç arasında kaza olmuş gibi kaza tespit tutanağı düzenlemeyi teklif ettiği, sanık ...'ın teklifi kabul ettiği ve araçların fotoğraflarını çekerek kaza tespit tutanağı düzenledikleri, sonrasında sanık ...'in tutanağı mağdur ... şirketine verdiği ve sigorta şirketi tarafından sanık ...'nın hesabına hasar bedeli olarak 1.024,00 TL para yatırılmasını sağladığı, bu şekilde sanıkların özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.
2. Sanıklar, kazanın gerçekten meydana geldiğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.
3. Temyiz dışı sanık ... savunmasında; araçların gerçekte kaza yapmadığını, sigortadan para alabilmek için sanık ...'in ısrarı üzerine kaza yapmış gibi tutanak düzenlediklerini beyan etmiştir.
4. Mağdur Halk Sigorta Şirketi tarafından 1.024,00 TL sigorta bedelinin..... Plakalı araç sahibi ... hesabına yatırıldığı belirtilmiştir.
5. Mahkemece, sanıkların savunmaları, şikayetçi beyanları, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek sahte trafik kaza tespit tutanağı düzenledikleri, araç fotoğrafları ile birlikte mağdur ... şirketine teslim ederek haksız menfaat temin ettikleri sabit kabul edilmiş ve temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
A. Tebliğname Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce gösterilmesi halinde uygulanabileceği anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
2. 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, 5 gün üzerinden hesaplama yapıldıktan sonra doğrudan elde olunan haksız menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle ve bu miktar üzerinden takdiri indirim yapılmadan adli para cezası belirlenerek fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş, bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
C. Sanıklar Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
İddia, savunmalar, şikayetçi beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca, sanıkların üzerine atılı suçun sübuta erdiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, savunmalarının alındığı 28.05.2015 tarihli duruşmada, müdafii talep etmediklerini, savunmalarını kendilerinin yapacağını beyan etmeleri karşısında, sanıkların atılı suçu işlemedikleri ve savunma haklarının kısıtlandığı yönündeki diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli, 346-25 ve 03.02.2009 tarihli 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan tehlike suçları yönünden bu koşul aranmayacaktır. Sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçu neticesinde, katılanın somut zararının ne olduğu belirlenmeden, engel sabıkaları bulunmayan, suçtan sonraki tutum ve davranışları nazara alınarak, bir daha suç işlemeyecekleri hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezaları ertelenen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasını kabul eden sanıklar hakkında, zararı gidermedikleri gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle temyize konu kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/118 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (3) numaralı ve (5) numaralı paragrafındaki adli para cezası ile ilgili "5 gün", "4 gün" ve "80 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla, "102 gün'', "85 gün'' ve ''1.700,00 TL" ibaresinin eklenmesi ve aynı numaralı paragrafların altıncı bölümlerinin tamamen çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/118 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararlarına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.