Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte oluşturulan banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte oluşturulan banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığına, fatura karşılığında gerçek satış yapıldığına ilişkindir.
1.Dava konusu olay; müşteki Şekerbank Çekmeköy Şubesi'nin POS üye iş yeri olan ... firmasının 06.05.2014 tarihinde yabancı ülkeye ait yurtdışı kartları ile ilişkilendirilerek üretilen kredi kartları ile sabah saat 00: 15 ile 01: 54 arasında toplam 57 işlem gerçekleştirilmeye çalışılıp bankası tarafından onay verilen 34 adet işlemle 82.358,70 TL'lik işlem gerçekleştirildiği, kalan 23 adet işlemden ise 51.270 TL tutarındaki işlemin de red edildiği iddiasına ilişkindir.
2.Şekerbank tarafından pos cihazından yapılan işlemlerin ayrıntısı gönderilmiştir.
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, bankaya ait gerçek bir kredi kartının manyetik şerit bilgilerinin kopyalanarak sahte bir kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartının değişik zamanlarda kopyalanması durumunda 43 üncü maddesinin, sahte olarak üretilen kartların alışverişte kullanılması halinde ise, banka sayısınca 5237 sayılı Kanunun 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği cihetle; somut olayda, öncelikle Chine Constraction Bank ile Constraction Bankasının farklı bankalar olup olmadığının tespit edilmesi, ayrı bankalar ise; sanığın iş yerindeki POS cihazından, aynı zaman diliminde peş peşe China Constraction Bank'a ait 9 adet sahte kredi kartının kullanıldığı ve bu banka yönünden Türk Ceza Kanunun 245/2,43; 245/3 maddeleri uyarınca, China Citic Bank'a ait 1 adet sahte kredi kredi kartının kullanıldığı ve bu banka yönünden Türk Ceza Kanunun 245/2, 245/3. maddeleri uyarınca, Construction Bank'a ait 2 adet sahte kredi kartının kullanıldığı ve bu banka yönünden Türk Ceza Kanunun 245/2,; 245/3 maddeleri uyarınca, Nordstrom FSB Bankasına ait 4 ayrı sahte kartın denendiği ancak tamamının reddedildiği ve bu banka yönünden Türk Ceza Kanunun 245/2, 245/3,35 maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden sanığın kart sayısınca ayrı ayrı 16 kez ve 9 kez cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.