Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/350 Esas, 2015/454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.01.2021 tarihli ve 2016/124652 sayılı, ''sanığın abonelik sözleşmesi düzenlenmesi aşamasında katılanın kimlik bilgileri bulunan sahte nüfus cüzdanı fotokopisini kullandığına ilişkin savunması karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrası (d) bendinde düzenlenen suçu oluşturması'' nedeniyle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; ''sanığın katılana ait nüfus cüzdanı bilgilerini ele geçirerek, çıkartmış olduğu nüfus cüzdanı ile ... numaralı SIM kartın kaydını yaptırdığı, SIM kartın borcu sebebiyle katılan hakkında icra takibi başlatıldığı olay ile ilgili sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulması, gerekirse dosyaların birleştirilerek sanığın yargılanması'' gerektiğine ilişkindir.
1. Sanık ... hakkında katılan ...'in kimlik bilgileri kullanılarak düzenlenmiş nüfus cüzdanını kullanarak, katılanın bilgi ve rızası dışında katılan adına ... numaralı GSM abonelik sözleşmesi düzenletmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık ... sorgusunda; tanımadığı bir kişiye yaptırdığı sahte nüfus cüzdanı kullanarak, katılan adına GSM abonelik sözleşmesi imzaladığını, bu telefon hattını kullandığını beyan etmiştir.
3. Katılan ... suça konu hatların bilgi ve rızası dışında çıkarıldığı, ifade etmiş bu hatlar nedeniyle icra takibi başlatıldığından bahisle şikâyetçi olduğu anlaşılmıştır.
1....Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/586 Esas numaralı İddianamesi ile '' sanığın katılana ait nüfus cüzdanı bilgilerini ele geçirerek çıkartmış olduğu nüfus cüzdanı ile ... İletişim isimli iş yerinden ... numaralı GSM hattını çıkarttırdığı, bir süre sonra numarasını ... olarak değiştirdiği ve kullanmaya devam ettiği, sanığın söz konusu hat çıkarma işlemini katılan adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı fotokopisi ile gerçekleştirmesi'' eylemi nedeniyle cezalandırılması istendiği, dolandırıcılık suçunun maddi unsuru olan ''bir kimsenin zararına neden olma'' eyleminin iddianamede anlatılmamış olması karşısında, dolandırıcılık suçundan açılmış dava bulunmadığı ancak zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılmasının mümkün olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Sanığın katılan adına kimlik fotokopisini kullanarak bir adet GSM abonelik sözleşmesi imzalamaktan ibaret eyleminin; suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında; eylemin özel hüküm niteliğinde bulunan önödemeye ve basit yargılama usulüne tabi 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu belirlenmiştir.
2. Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/350 Esas, 2015/454 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.