TUTUKLU

Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2020/357 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2021/1805 Esas, 2021/1860 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 4. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
23.07.2020 tarihinde kolluk kuvvetlerine gelen ihbar üzerine yazılı arama kararına istinaden sanığın sevk ve idaresindeki 41 ...... plaka sayılı araçta yapılan aramada, aracın ön sağ koltuğu paspas üzerinde şeffaf kilitli poşetler içerisinde kişisel kullanım sınırlarının çok üzerinde esrar ve sentetik kannabinoid maddeleri, ön vites kutusunun içerisindeki gizli bölmede yeşil reçeteye tabi pregabalin etken maddeli
haplar, sağ ön koltuğunda yan tarafındaki plastik aksam içerisinde sıkıştırılmış hassas terazi, bagaj kısmında uyuşturucu madde fişeklemek için kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda ağzı kilitli şeffaf poşetler ele geçirilen olayda, sanığın ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, suça konu maddenin sentetik kannabinoidler grubunda yer alan uyuşturucu maddelerden olduğu anlaşıldığından cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın uyuşturucu maddeyi Azad isimli şahıstan temin ettiğini belirterek Azad isimli şahıs hakkında soruşturma açılmış ise de, şahıs hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşılması ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca cezasında 1/6 oranında indirim yapılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2021/1805 Esas, 2021/1860 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.