İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/931 Esas, 2019/1082 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 ... maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (son) bendleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/1007 Esas, 2021/1856 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, raporun yeterli olmadığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ile mağdurun gayrıresmi birlikte yaşadıkları, sanığın hamile olan mağduru beyzbol sopası ile gözlerinden birinin işlevini sürekli yitirecek şekilde kasten yaraladığı kabulü ile mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, mağdurun beyanları, 16.10.2018 tarihli adli muayene raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sübut yönünden
Mağdur ... ile sanığın birlikte yaşadıkları, mağdurun yine sanığın kendisini darp ettiği iddiasıyla ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamanın 01.03.2018 tarihli celsesinde sanığın aynı zamanda gözünü kör ettiğini ve bunu da kendisi 6 aylık hamile iken gerçekleştirdiğini söylemesi üzerine Mahkemenin suç duyurusu sonucunda şu an incelenen davanın açılıp mahkûmiyet ile sonuçlandığı; Yapılan dosya incelemesinde mağdurun 29.09.2014 tarihinde acil servisine müracaatı ile sol gözünde ekimoz tespit edildiği, bu aşamada herhangi bir adli işlem yapılmadığı, 16.10.2014 tarihinde yapılan ileri tetkiklerde görme kaybının tespit edildiği, işte bu sürecin sonucunda da 15.06.2015 tarihinde ameliyat edildiği, mevcut davaya konu darp iddiasında mağdurun suç tarihini 15.06.2015 olarak (6 aylık hamilelik zamanı) olarak anlattığı, bu tarihin hamilelik süreci ile de uyumlu olduğu dolayısıyla mağdurun gözünde yer alan sonuç rahatsızlığın ilk olarak 29.09.2014 tarihinde tespit edilmiş olduğu ve böylece darp iddiasına ait tarih dikkate alındığında sanığın eylemi ile mağdurun yaralanması arasında da her türlü şüpheden uzak bir illiyetin kurulamadığı, kaldı ki, mağdurun gerek 2014, gerek 2015 yılında bu hususta bir şikayetinin veya bu hususta bir soruşturmanın da bulunmadığı, iddiayı destekler başkaca delil elde edilemediğinden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz sebepleri sübut yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/1007 Esas, 2021/1856 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Üye ...'ün karşı oyu ile oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.

Sayın çoğunluğun sanığın mahkumiyeti için yeterli ve kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına dair bozma kararına katılmıyorum.
Mağdur ...'un 22.03.2017 tarihinde sanık tarafından darp edilmesi iddiasıyla düzenlenen 24.08.2017 tarihli iddianameye istinaden yapılan yargılamada ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinde sanıktan şikayetçi olmaması sebebiyle düşme kararı verildiği, mağdurun sanık hakkında açılan davada şikayetçi olmamakla sanığa özel bir husumeti olmadığını ortaya koyduğu, mağdurun bahsi geçen dosyada yapılan yargılama sırasında 2014 yılında ailesini terk ederek sanıkla yaşamaya başladığını, sanığın kendisine kötü davrandığını, 2015 Haziran ayında 6 aylık hamileyken beyzbol sopasıyla kendisini dövdüğünü, sol gözüne vurduğunu, göz retinasının yırtıldığını, sol gözünün görmediğini, 15 Haziran 2015’te ameliyat olduğunu sol gözünün görmediğini, şikayetçi olmamış olduğunu, anne babası kendisini istemediğinden ailesine dönemediğini, çocuk doğduktan sonra sanığın kendisine kötü davrandığını, sanığın kendisine resmi nikah yapmadığını, altı ay kadın sığınma evinde kaldığını, Bilahare sanıkla yeniden barıştıklarını, sanığın kötü hayatı sebebiyle yeniden ayrıldıklarını, ...'ya çalışmaya gittiğini, barda çalıştığını olay günü kızını görmek için gittiğinde sanığın kendisini darp ettiğini ve yine şikayetçi olmadığını bildirdiği, mahkemece resen takibi gereken bu iddia sebebiyle suç duyurusu yapıldığı, yapılan soruşturmada mağdurun tüm tedavi evraklarının getirildiği, ... Adlı Tıp Şube Müdürlüğünün 16.10.2018 tarihli raporunda belirtildiği üzere 21.08.2014 tarihinde mağdurun eşi tarafından darp edildiği iddiasıyla muayene edildiği, vücudunun pek çok yerinde darp izi görüldüğü, 29.09.2014 tarihinde mağdurun acil tıp kliniğine başvurduğu sol gözünde ekimoz tespit edildiği, 16.10.2014 tarihinde mağdurun muayene edildiği, göz bozukluğu şikayeti bulunduğu, 15.01.2015 tarihinde acil tip polikliniğine başvurduğu intihar girişiminde bulunduğunun tespit edildiği, 15.06.2015 tarihinde mağdurun hastaneye yatırıldığı, görme azalması sebebiyle ameliyat edildiği, görme kaybının Esas No .../11115
travmaya bağlı olduğunun tespit edildiği, mağdurun yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez ve görme kaybının şahsın duyularından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun tespit edildiği, sanık hakkında hiç şikayetçi olmayan mağdurun hastane raporları ile teyit edilen beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, ameliyat olmasının sebebinin sol gözünde travma sonrası retinada gelişen hastalık olduğu, her ne kadar mağdur bir kısım tarihleri karıştırsada aradan geçen zaman sebebiyle tarihleri karıştırmasının doğal olduğu, ancak beyanlarının her birinin hastane raporuyla teyit edildiği, tüm bu hususların mağdurun sanık tarafından darp edilerek suçun işlendiğini gösterdiği kanaatiyle çoğunlukça bozmaya konu edilen kararın onanması gerektiği kanaatindeyim.