Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.

2. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/494 E., 2016/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

Sanık müdafin temyiz istemi, sanığın savunmasında beyan etmiş olduğu savunma dayanak unsurları ve belgeleri sunulamadan savunma hakkı kısıtlandığına ilişkindir.

1.Dava konusu olay, olay günü müştekiyi arayarak kendisini Garanti Bankası görevlisi olarak tanıtan şahsın, müştekiye "düzenli kredi kartı alışverişinizden dolayı 200 TL kazandınız, bu paranın hesabınıza yatırılması için kredi kartınızın üzerindeki bilgileri veriniz" söylemi üzerine müştekinin Garanti Bankasına ait kredi kartı bilgilerini verdiği, aynı gün kredi kartından 975,00 TL harcama yapıldığı, harcamaya ilişkin sanığın yetkilisi olduğu Karma Teknoloji Pazarlama Şirketi tarafından müştekiye paket gönderildiği, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

2. Müşteki 25.12.2013 tarihinde polis merkezi amirliğine müracaat ederek kredi kartından bilgisi dışında harcama yapıldığından bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır.

3. Garanti Bankası A.Ş.nin 06.05.2014 tarihli yazı cevabında, müşteki kredi kartı ile 25.12.2013 tarihinde şifreli olarak internet üzerinden 213.**.***.198 IP numarası ile ... Genel Paz. Adlı üye işyerinden 975 TL harcama işlemi gerçekleştiği bildirilmiş, kart ekstresi yazı ekinde gönderilmiştir.
4. ... Genel Pazarlama isimli firma ile emniyet kurumsal e-posta adresi üzerinden yapılan yazışma sonucu gelen cevabı yazı da işlemin alt bayileri olan Moda Elektronik Sanayi ve Dış Ticaret Limited şirketi üzerinden yapıldığı bildirilmesi ile bahse konu firma ile yapılan yazışma neticesinde işlemin sanık ...'e ait ... Teknoloji Pazarlama İç ve Dış Ticaret Ltd Şti. tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.
5. ... Telekomünikasyon Hizmetleri Ltd Şti.nin 12.05.2014 tarihli yazı cevabında, 0212 *** **00 numarasının çağrı merkezi olarak faaliyet gösteren ... Teknoloji Pazarlama İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti'ye tahsis edildiği bildirilmiş, yazı ekinde kurumsal abonelik başvuru formu, sözleşmesi, ticaret odası faaliyet belgesi ve sanık ...'e ait kimlik belgesi sureti gönderilmiştir.

6. Aras Kargo A.Ş.nin 05.05.2014 tarihli yazı cevabında, gönderici ... Teknoloji Pazarlama İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti alıcı ... olarak gerçekleştirilen kargonun 28.12.2014 tarihinde müşteriye teslim edildiği bildirilmiştir.

Olay ve olgularda belirtilen husular dikkate alındığında bankadan aradığını söyleyerek düzenli kredi kart kullanımı nedeniyle biriken paranın yükleneceğinden bahisle müşteki iradesini fesada uğratan sanığın kredi kart bilgilerini öğrendikten sonra müşteki bilgi ve rızası dışında tek seferde işlem yapmak suretiyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği anlaşıkmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 29.02.2016 tarihli duruşmada müştekiye iade olup olmadığını araştırıp belge sunacağını ifade eden sanığın aradan geçen süre herhangi bir belge sunmadığı ve 07.06.2016 tarihinde karar verildiği anlşaılmakla sanık müdafin bu hususta zaman tanınmayarak savunma hakkı kısıtlandığına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/494 E., 2016/272 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.