TUTUKLU
Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2021 tarihli ve 2019/518 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/905 Esas, 2021/864 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Gelen ihbar kapsamında yapılan çalışmalarda görevliler tarafından sanığın adresine gidildiği, kapının açılmaması nedeniyle zorla içeri girildiği, sanığın bu esnada balkondan kaçtığı, hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Mustafa'nın yakalandığı, yapılan aramada mutfak tezgahı üzerinde ikisinin ağzı açılmış, ikisinin açılmamış halde toplam 4 şişe amonyak, salonda kanepe üzerinde şeffaf poşetlerin yanında taş kokain, balkonda kokain bulaşığı olan hassas terazi ve balkonun alt tarafındaki çatı üzerinde beyaz peçete içinde taş kokain ele geçtiği olayda; kriminal raporlar, olay arama tutanağı, tanık beyanlarıyla amonyak ve kokain bulaşığı olan hassas terazi ve kokainin ele geçiriliş şekli itibariyle sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşılmakla, yasal şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi hükmü uygulanmaksızın sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B.İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkındaki hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine" ilişkin ihtara yer verilmeksizin sadece "...taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi durumunda kalan kısmın bir defada tahsil edileceğinin..." şeklinde yapılan ihtarın hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/905 Esas, 2021/864 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Sanık hakkındaki adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında yer alan "....taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi durumunda kalan kısmın bir defada tahsil edileceğinin..." ibaresinden sonra gelmek üzere " ...ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin," ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.